1 Mayıs 2014 Perşembe

Alya'nın Maceraları: bölüm 1

Merhabaa:)

Bildiğiniz üzere "özel eğitim" bizim işimiz.. Zor öğrenen çocuklarla çalışan bir ekibin parçasıyım ben.. Görevimse özel çocuklarla çalışan eğitmenler ve tabi bu çocukların ailelerinin süreçteki verimliliğini arttırmak :)

Peki.. Ya biz kendimiz verimli ebeveyler miyiz?
Elimizden geldiğince..

Bizim çocuklarımız bu konuda biraz şanslı aslında.. Başka çocuklar için "alet çantamızı" o kadar çok dolduruyoruz ki.. Onlar da pek çok verimli bilgiden nasibini alıyor tabi:)
Ara ara da "alet çantamızdakileri" sizlerle paylaşmadan edemiyorum..

Bu hafta 3 yaşındaki kızım Alya için bir "davranış şekillendirme" programına başladık.. 

Kızım Alya verilen sınırlarla yetinen bir çocuk değil..
Hep bir alternatif yol peşinde.. Kontrolü ele geçirmek için her yolu deniyor çoğu çocuk gibi :)
Bu durumla çoğu zaman her aile gibi övünsek de, bazı sınırları ona öğretmek ebeveyn olarak en önemli görevimiz!

Çünkü gerçek hayatın kuralları Alya hanımın isteklerine göre şekillenmiyor maalesef:)
Peki o zaman kolları sıvayalım..
Dökelim bakalım  "alet çantamızda neler var?"

Biz bilindik "ceza" yöntemlerine hiiiç sıcak bakmayan bir çiftiz..
Bağırmak, kızmak, dövmek, tehdit etmekten daha iyisini yapabiliriz diye düşünenlerdeniz..

Nasıl mı? İşte böyle..

Eşimle Alya'nın hayatımızı zorlaştıran 5 "problem davranış" ını seçtik. Ve bu davranışlarla ilgili 5 kural oluşturduk.

1.kardeşimi ağlatmıyorum
2.uyku saatinde yatıyorum
3.yemeğimi kendim bitiriyorum
4.kahvaltımı kendim bitiriyorum
5.ağlayarak değil konuşarak istiyorum

Bu kuralların hepsine uyduğunda Alya annesinden gün sonunda kocaman parlak bir yıldız kazanıyor:)

Direk bir oyuncak kazanmıyor.. Yada şeker çikolata değil.. Bunların hepsi farklı seviyelerdeki "pekiştireç"lerdir. Vee çok dikkatli seçilmelidir. Bir uzmana danışmadan belirlenmemesinde fayda var.. Çocuğumuzun davranışını şekillendiriyim derken iyice sapıtmasını istemeyiz:)))

Bu 5 "problem davranış"ta aslında asıl hedefim 1.ve 5. davranışları şekillendirmek. Yani kızımın "kardeşini ağlatma davranışını" ve "ağlamadan bişey isteme" davranışını şekillendirmek istiyorum.  Diğerlerini daha önce çalıştık ve oturdu. 
Ancak hanımefendi bunun bi tür "eğitim" olduğunu çakmasın, ve zevk alsın diye yeni oturmuş bu 3 davranışı da ekledik kurallara. Onlarda ustalaştığı için kurallar kolay göründü ve hemen benimsedi:) 

Çocuklar somut olanı anlar. Bir kağıda bu kuralları anlayabileceği semboller çizdim. Ve kurallarımızın adını unutmamak için yanına kuralımızı yazdım. 
İşte bizim kurallar panomuz:) Basit ve pratik.. Herkes yapabilir..

Çocuğunuzu iyi tanırsanız panonuz müthiş verimli olabilir..

Benim kızım parlak şeylere bayılıyor bu yüzden bizim pekiştirecimiz "parlak yıldız"  ve hafif simetri takıntısı var.. Yıldızın uçları birbirine yakın eşitlikte olmazsa bu onu rahatsız ediyor. Bunu bilmek çok işime yaradı.. 

Alet çantamdan "sosyal öykü" tekniğini çıkardım.. Hazırladığım panonun yanında öykümü anlatmaya başladım..

"Bi gün bi kız varmış.. Annesi kurallara uyunca ona kooocaman parlak bir yıldız veriyomuş.. Ama kurallardan birine uymayınca yıldız üzülürmüş ve kafası biraz eğilebilirmiiş.. "

Alya'dan hemen istediğim tepki geliyor "Hiiih yıldız bozulur o zamaaan"
İşte bu kadar..Bu tepki geldiğine göre, artık panom kızım için anlamlı demektir :) Bu pano üzerinden davranışlarını şekillendirebilirim.. 

Tabiki hiç bi zaman yıldızın orası burası eğilmeyecek.. Buna izin vermeyeceğim.. Bir orta yol bulup yıldızın öyle kalmasını sağlayacağım hep.. Ama o bunu bilmiyor :)

Örneğin, hedef davranış "yemeğimi kendim bitirdim" se. Tabağına çabucak bitirebileceği kadar koyuyorum. Böylece başarıyı tadıyor:) yada artık en son lokmalarda zorlanıyorsa anlaşma öneriyorum.. İki tane ben yiyim iki tane sen.. Yine bitirmiş oluyor..:) Maksat yemeği bitirmenin başarısını yaşatmak.. 

Neyse sonuçta, 
Muhteşem parlak yıldızımızı panomuza astık vee hiç bişey olmamış gibi yaşantımıza devam ettik.. Akşam herşey yolunda giderse bu yıldız onun olacak..

Çocuğun gözüne bin kere panoyu, yıldızı sokmaya gerek yok. Bıktırmıyorum. Pano onun için şuan çok önemli.. Yıldız ise tek amacı :)

Onun için bu kadar önemli olan bişey için asla tehditler savurmuyorum.. "Bak haberin olsun yıldızın kolu gider", "uslu dur alırım yıldızını" falan asla!!! Bu "davranış şekillendirme" diil, işkence olur! 

Kuralları bildiğini biliyorum.. Bu bana yeter.. Amacım bildiği kurallara uymasını sağlamak..

Sakinim.. Akışa bırakıyorum.. Evde her zamanki gibi takılıyoruz.. Olağanüstü hal ilan etmiyoruz :)

Artık sadece kurallar tehlikeye girdiğinde Alya'ya "farkındalık" yaratmaya kaldı iş..

Sandığımızın aksine pek çok "problem davranış"ı yaparken farkında diildir çocuklarımız..Bize gıcıklık olsun diye diil, farkında olmadan nefislerine yenik düşmeleridir çoğu zaman sebep:) Biz yetişkinlere çok benzerler aslında..

O yüzden küçük bir "farkındalık" bile yeter.. 
Alet çantamdan "koçluk" çok kullandığım yöntemlerden.. "farkındalık" için sadece bir "koç" gibi soru sormak yeter bazen..

Bakıyorum kardeşiyle tehlikeli hallerde.. "Alyacıım bak panoda ne yazıyor?" Demem yeterli oluyor.. "Problem Davranış" azalıyor yada direk sönüyor :))

Oturduğum yerden diil tabi.. Bi zahmet kalkıp panonun yanındayken Alya'ya ilgili resmi gösteriyorum falan.. Bunlar önemli ayrıntılar:)

Bu gün 4.gündeyiz..4.Yıldız için çabalıyor Alya bu gün.. Problem davranışlarda ciddi bir azalma var.. Çocuğum mutlu, huzurlu ve yıldızlarımız güvende:)

5 yıldızı tamamladığında sadece baba nın yediği "özel" reçelden :) yiyecek vee annenin "özel" rujundan sürecek..

Bu Alya'ya göre bi anlamda  "yetişkinler klübüne hoşgeldin" demek :))

Çok önemsiyor "büyük" olmayı..

Küçücük hayatına böyle heyecanlar, anlamlar katmak bizim de hoşumuza gidiyor :)

Madem "materyalizm" almış başını gidiyor.. Biz de böyle nesneleri "özel" ve "anlamlı" kılarız :)

Desem de inanmayın:))

10 yıldıza ise reçelle rujla mujla kurtulamadık.. 
Tamam ya itiraf ediyorum 10 yıldıza  "Makyajlı Bebek" için anlaştık :)))

80 li yıllardan kalma "çiçek çocuk" saadetimiz 5 yıldıza kadar sürdü arkadaş napalım :)))
Eee devir böyle..
Bizim çocuk 2000li yıllarda doğdu kabul etmeliyiz:))

En azından "makyajlı bebek" için çabalaması gerektiğini biliyor.. 

Bu da yeterli:) 

Şaka bi yana tabiki "çiçek çocuk" yetiştirmiyoruz.

 "süper harika sorumlu müthiş çocuk" da yetiştirmiyoruz.. Onlar kitaplarda:)

Kendi çapında mütevazi mutlu bi insan olsun yeter..

Gelecek haftalarda da Alya'nın maceralarını paylaşmaya devam edeceğim.. Kızım büyürken bu sisteme yalan söylemek gibi başka problem davranışları da ekleyeceğiz.. Bunları anneanne ve dedeye anlatacağız.. Sembol pekiştireçleri  "aferin" gibi sosyal pekiştireçlere dönüştüreceğiz, Diş fırçalama gibi güzel alışkanlıkları artık bağımsız yapmasını sağlayacağız, sorumluluk almasını öğreteceğiz.. Daha çook iş var.. Bir minik yazı dizisi tadında okursunuz artık :)

Biraz büyüsün oğlum Alpin maceralarını da yazarım size..Bizde hikaye çoook 😅

Not: 
Bu programı hazırlarken bana yardımcı olan çalışma arkadaşım Davranış terapisti Halime Türkyılmaz'a teşekkür ederim.. Çocuklarda davranış şekillendirmek öyle hafife alınacak bişey diil.. Matematik problemi çözer gibi yaklaşmak gerekiyor.. Bütüncül ve objektif bakmak gerekiyor.. Fikirleri kopyalamak serbest:) ancak "her çocuk kendine özgüdür" demeden geçemeyeceğim.. Çevrenizde "davranış bilimi" okumuş biri varsa destek almanızı şiddetle tavsiye ederim.. Örneğin: Bu yıldızlar çalışması Uygulamalı Davranış Analizinde bir tür "token economi" yöntemi olarak yer almaktadır. 

Tüm anne-babalara selam olsun..
Sevgiler..












12 yorum:

  1. Ben sizin çocuğunuz olabilirmiyim

    YanıtlaSil
  2. Tebrikler, kolaylıklar diliyorum :)

    YanıtlaSil
  3. Harikasınız Damla hanım. Bu aralar tamda ihtiyacımız olan bir konuya parmak bastınız. Çok teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Hemen başladım. Gerçekten sakinleşti. Nasıl yani bu kadar kolaymıydı?:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıdan sonra pek çok mesaj aldım.. Hepinizin uygulamasına çok sevindim:) hepimizin çocuğuna yarasın bu güzel teknikler.. Kolay gelsin:)

      Sil
  5. Damlacığım, ne kadar farudalı bir yazı olmuş. Eminim pek çok kişinin içini rahatlatmışsındır. :)) Alyoşa sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Kaç yasinda başlamak lazim bu tarz kurallara benim kizim 11 aylik çok fazla sinirli olmaya basladi bu bi süreç sanirim ama yinede endişelenmiyorum nasil davranicagimi sasirdim??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba:)bu tarz çalışmalar için 11 ay erken olabilir tabi.. Ancak problem davranışlar için bir uzmandan danışmanlık alabilirsiniz.

      Sil
  7. merhaba bu pano uygulamasını bende bizim evdeki Alya(2,5) için yapmak istiyorum :) yalnız bizim bir de 8 yaşında ablamız var.onun da düzeltilmesi gereken davranışları var.aslında çoğu sorunları da aynı.yemek,uyku,beraber oynama gibi.acaba ortak bir pano mu yapmalıyım yoksa ayrı ayrı panolar mı?
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba:) ben sizin yerinizde olsam ayrı ayrı kendi yataklarının yanına yapardım. Aynı mekanda iki pano rekabete sebep olur. Farklı pano olmalı cunku ikisi de ayrı bireyler:) sevgiler

      Sil

  8. Tekrar merhaba,cevabınız için teşekkürler,ben yukarıdaki anneyim:)adım serpil. size bir kaç soru daha sormak isityorum,vaktiniz olursa cevaplarsanız sevinirim :) çocuklarınızın gün içinde neyi ne zaman yapacakları belli mi yani bir düzen tablonuz var mı?yemek yeme saatleri,uyku,park saatleri beli mi mesela?böyle bir düzene gerek var mı sizce?yoksa akışına mı bırakmak lazım?ben düzeni seven bir insanım ama bunu çocuklarıma pek yansıtamıyorum.düzenin onlara iyi geleceğini bildiğim halde.sizin bilgilerinize güvendiğim için soruyorum bunları.blogunuzun da çoğunu okudum ve çok faydalandım.lütfen yazmaya ve uyguladıklarınızı bize de öğretmeye devam edin lütfen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serpil hn merhaba.. Yazıları begendiginize sevindim:) benim cocuklarımın yemek ve uyku saatleri belirli ve bu saatlerde misafir falan gibi bir fark yaratacak degisken yoksa esnetmiyoruz. Ancak arada kalan zamanda kendi icinde bazen serbest bazense sıralı aktiviteler yapıyoruz.. Kardesle oynama saati, spor saati, ince motor beceriler calıstıgımız bir saat her aksam nerdeyse var mesela.. Cok sıralı aktivitede katı olursak iki tehlikesi var: biri rutine bağımlılık. Digeri bu disiplinden sıkılmak.. O yuzden katı diil ama duzenli olmakta fayda var.. Sevgiler:)

      Sil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)