1 Haziran 2014 Pazar

Alyanın maceraları:Bölüm 3

Merhaba:)
Alyanın maceraları yazı dizimin 3. Bölümüne hoşgeldiniz:)

Çocuklarınızla nasıl başedersiniz konulu bir güzel yazı daha sizleri bekliyor..
Biliyorsunuz ben Afyonda büyüdüm.. Bir aile apartmanındaydı evimiz..
Sabah bi çıkardım, akşam girerdim eve..
Yengemlerde kahvaltı, halamlarda öğlen yemeği, babannemde akşam yemeği yerdim..
Kuzenlerim ve öz abim sandığım komşularımız vardı..

Hala "abi" derim onlara, biz birlikte büyüdük!!
Çorap giymeyi birlikte öğrendik..
Yemeğimizi bitirmeyi birbirimizden öğrendik..
Ayıpı birlikte öğrendik..
Tükürünce dayak yemeği birbirimizden öğrendik..
Annelerimiz bizi toplar tehlikeli şeyleri hepimize anlatırdı.. 
Biz yaşayarak öğrendik!

Üzgünüm ama elbirliğiyle "mahvettik" bu güzel ortamı..
Birlikte yaşamanın hepimize neler kattığını unuttuk..

Madem dünya artık karşı komşuya bile çocuğumuzu gönderemeyecek kadar kötüyse..
Yani madem doğal öğrenme yollarını tıkadıysak çocuklarımızın..

Bi zahmet, biz evde kendimiz tek tek öğreteceğiz her beceriyi geçmiş olsun!

Sıvayın kolları canlar!
Size anlatacaklarım var:))
Çocuklarımıza beceri öğretmeyi anlatıcam sizlere! Lazım çünkü!

Ne alaka mı?
Avmlerde gördüğümüz kazık kadar ama hala annesinin yedirdiği çocuklar bi tuhaf görünüyor da ondan anlatmak istedim :)

Alya'nın maceralarını hatırlıyorsunuz..
Panomuzdaki kurallarımızı merak ediyorsanız, iyice oturdu diyebilirim..

Kızım Alya ve oğlum Alp son iki aydır müthiş iletişim kuruyorlar.. 
Ailece çok memnunuz,çünkü uzuuun uzun birlikte oynuyorlar:)
Artık sadece panomuza Alya için yeni beceriler ekliyoruz..
Çorap giymeye başladık örneğin..
Çorap giyme becerisini basamaklara ayırdık:
*çorabı iki elimle tutuyorum
*çorabın ağzını açıyorum
*ayağımı içinden geçiriyorum
*topuğunu düzeltiyorum
İşlem tamam:)

Bu şekilde basamaklandırırsanız evde çocuğunuza öğretemeyeceğiniz beceri yok:)

Şimdi soranlar için çorap giymeyi daha detaylı anlatıyorum..

1.oturum:
Önce model oluyorum:
"Alyacım ben yapıcam sen izle" diyorum
Duruma göre bikaç tekrar yapabilirim

2.oturum:
"Şimdi birlikte yapalım" diyorum..
O yaparken elimle fiziksel destek sağlıyorum ve sözel yönergeyle destekliyorum..
Giyince "çak" yapıyoruz ki bu işi denemeyi sevsin:)
Yine lazımsa bikaç tekrar yapıyorum ama tabi bunaltmadan.. 

3.oturum:
Sözel destek ile devam ediyorum..
Ellerimle desteklemeyi yavaş yavaş çekiyorum.. Kendisi giymesi için cesaretlendiriyorum..
"Yapabilirsin"
Ve sözel desteğim sürüyor..
"Eveet şimdi ayağımızı içinden geçiriyoruuuz" diyorum..
İhtiyaç varsa yine bikaç tekrar..

4.oturum:
Artık bağımsız yapmak istiyor..
Denemesine izin veriyorum bu sefer sözel desteği de yavaş yavaş kesiyorum.. Amacım yönergesiz yapması..
Çorabı doğru giyiyor ama resimde de dikkat ederseniz topuğu yukarıya gelmiş:) 
Olsun yine de "çak" yapıyorum. 
Ancak şöyle diyerek, "kendin giydin" "çak"
Sonra topuğu düzeltmesi için çalışırım. 
Şimdi bağımsız(desteksiz) yapmasını kutluyorum..

Burada çok önemli bişey var, 
Çocuk bişey başarınca onu görmemiz lazım ve taktir etmeliyiz..
Bir sonraki adıma geçicez diye heyecana kapılıp başarı anını taktir etmeyi kaçırmamamız gerekiyor!

Yani diyorum ki zar zor giymiş çorabı, topuğu olmadı diye germiyorum ortamı:)

Ne var ilk seferi yamuk topuklu oluversin..
Ne çalışıyodum? "Bağımsız çorap giyme"
Çorabı Bağımsız giydi mi giydi? Alsın "çak" pekiştirecini :)
Ama ne için çak yaptığımı bilsin "kendin giydin" çak!

Sonra topuğu düzelterek giymeyi öğreteceğim.

5. Oturum:
En baştan bu sefer topuğu doğru yere getirmeye vurgu yaparak çalıştırıyorum.
Yine aynı şekilde model olma gerekiyosa fiziksel ve sözel yardım ile yavaş yavaş ipucunu keserek devam ediyorum. "doğru giydin aferin" diyorum. 

Yani paniklemeyelim tüüüh yanlış öğrettim şurayı atlamışııım diye:) tekrar düzelterek öğretebilirim..

Unutmayın beyin sık tekrarlar ile öğrenir..Doğru yöntemle yeterince sık tekrar yaparsak doğruyu öğrenir. 

Öğrendiğini nasıl anlarım?
10 seferden 7-8 inde kendiliğinden yapıyorsa öğrenmiştir:) 
Çocuklarımız bazen canı istemediği için yapmazlar..
10 da 2 böyle bi hakları olsun canııım:)

Sanki benim olmuyor mu böyle zamanlarım?? Yapmam gerektiğini bilirim, yapmayı da bilirim.. Ama yapasım gelmez ya hani..

Eğer 10 da 7 nin altında yapmıyorsa hala ipucuna yada pekiştirece ihtiyaç duyuyor demektir.. Küt diye kesmiyorum, yavaş yavaş kesiyorum:)

Bu şekilde tüm özbakım ve günlük yaşam becerilerini öğretebiliriz..

Mesela çiçek dikmeyi denemek ister misiniz?

"Bi türlü olmuyor" diyenlerdenseniz eğer.. 
Sizi bir saatliğine özel eğitim merkezimize davet ediyorum:)

Hiç oturmayan bir çocuğa ayakkabı giymeyi, hiç bakmayan bir çocuğa zamanla okuma yazma öğrettiğimizi görmenizi isterim :))

İstersek öğretebiliriz..

Yeterki doğru yöntemi bilelim..
Ve sabredelim:)

Son dönemde çok enteresan çocuklar gelmeye başladı bize..

Eskiden olsa gayet arada kaynayabilecek çocuklar, şimdi yeterince uyaran alamadığı için özel eğitim merkezine gelmek zorunda kalıyorlar!

Belki bilirseniz yöntemleri..
Bazı şeyleri önleyebiliriz derdindeyim!

Bu yöntemlerin hepsinin çok basit bir mantığı var..
Amacım sizlere bu mantığı anlatmak..
İster normal gelişim göstersin, ister özel gereksinimli olsun..
Mantık hep aynı..
Tek fark tekrar sayısı..
Kimi 3 tekrarda öğreniyor, kimi 13 tekrarda..
Nolur bunu böyle görelim..

Mantık basit:
"Ne öğreteceğine karar ver"
"Basamaklara böl"
"Öğret"
"Yapınca çocuğu motive et"
"Bir sonraki hedefe geç":)

Yaşı,adı,becerisi,düzeyi ne olursa olsun her çocuk için öğretmenin bir yolu var..

Nasılsa öğrenir diyemiyorum ben..
"İşin uzmanı öğretsin kreşe boşuna mı gönderiyoruz" da diyemiyorum..
Elimden geldiğince destekliyorum altyapıyı..
Görevim onu hayata hazırlamak çünkü..
Annesiyim ben onun:)

Biliyorumki her uzmandan, her eğitimciden, her öğretmenden daha iyi tanıyorum çocuğumu!
Ve biliyorumki uzmanlar ve eğitimciler benim bilmediğim peeek çok öğretim tekniği biliyorlar..

E o zaman formül belli!
Avrupa'da her anne baba artık ne yapıyorsa onu yapıyorum..

Ben annesi olarak öğretmenlerden "öğretmeyi" öğreniyorum..
Öğretmenleri öğretiyor, ben günlük yaşamda destekliyorum..
Öğretmenin öğrettiği bilgiyi uygulaması için çocuğuma fırsatlar yaratmak görevim..
Uygulamazsa öğrenemez biliyorum!

Elbirliğiyle doğal öğrenebilecekleri sokakları kirlettik biz! 
Üstüne üstlük sosyetik alışkanlıklarımızla başkalaştırdık çocuklarımızı..
O zaman sıvayalım kolları!
Çünkü iş başa düştü!
Evde desteklemek gerekiyor..

Biliyorum yoğunsunuz..
Hepimiz yoğunuz, hepimiz çok çalışıyoruz..
Ama yaptık madem bu çocukları.. 
Biz elimizden gelenin en iyisini yapalım da.. 
Gerisi Allaha emanet :))
Sevgiler..

Not: 
Beceri öğretimi konusunda bize sağladığı teknik destek için ekibimizin sağlam hocalarından Sinan Türkyılmaz'a teşekkür ederiz.. Ekibimizde hepimiz birbirimize daha kolay öğretmenin yollarını öğretiyoruz..
Her gün birbirimizden yeni bişeyler öğreniyoruz..
Ben de sizinle paylaşıyorum..

Bu serinin diğer yazılarına en kolay googledan:
Alyanın maceraları bölüm 1
Alyanın maceraları bölüm 2 
başlıklarıyla ulaşabilirsiniz..

Sevgiler..





6 yorum:

  1. Anahtarın hep biz anne babada olduğunu gösterdiniz. Yilmak yok devam.

    YanıtlaSil
  2. Harikasınız. Sabır ve özveri kelimeleri bu yolda o kadar önemli ki.

    YanıtlaSil
  3. Damla hanım öğrettim ben oldu vallahi oglum pantolonunu kendisi giyiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İste bu! Tebrik ederimmm:) ilginiz icin cok tesekkurler:)

      Sil
  4. Damla hanım ankarada diye bir klüp var bir kadın aldı değiştşrdi dediler sizmişsiniz. Gezerken blogunuza rastladım severek okurken o damlanın siz olduğunuzu anladım. Hayret bişey heryerde karşıma çıkıyosunuz kesin tanımalıyım sizi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ankaraya tanışmaya buyrun o zaman:) ücretsiz aile eğitimlerimize bekleriz..sevgiler

      Sil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)