24 Ağustos 2014 Pazar

Köpek ile Terapi çalışmaları: Bölüm 1


Merhabaaa:)
Okullarda "herkes için bütüncül eğitim" projemiz kapsamında yoğun çalışmalar halindeyim..Gelişmeleri bir başka yazıda sizlerle paylaşacağım..
Bu yazımın konusu ise köpek ile terapi tahmin edildiği üzere..
Geçtiğimiz hafta çok enteresan bir kişi beni ziyarete geldi..Blogtan takipçimmiş Köpek eğitmeni olduğunu ve bizim çocuklarımıza faydalı olabileceğini anlattı.. İsmi Serhan Akcengiz..Maya Köpek Eğitim merkezinin sahibi..
Pet therapy (evcil hayvanla terapi) konusunda yurt dışındaki çalışmaları sıkı takip ediyorum. Ancak ülkemizde imkansızlıklar nedeniyle bizim çocuklarımız için bu kadar başarılı çalışmalar yürütülemiyor.. Kaliteli hizmet veren özel eğitim merkezlerinde bikaç uygulama gördüm.. Aile de çalışmayı benimserse gayet hoş sonuçlar alıyorlar..Yeni şeyler denemek her zaman faydalıdır..

Ancak yüzlerce hayal kırıklığıyla dolu olan, alternatif yöntemler sürecimiz yeni şeyler denemekten alıkoyuyor bazen bizleri..

O terapi, bu terapi derken terapi sürecine bir servet harcadığımız kardeşim artık 20 yaşına geldi.. 
Asla keşke demiyor ailem.. Ancak ister istemez biraz şüphecilik oluyor tabi.. 

Köpek terapi konusunu da bu sebeple pek de ciddiye almıyordum açıkcası.. Bi taraftan yaptığım iş bana büyük konuşmamak gerektiğini de öğretti :)

Başladım dinlemeye..

Karşımda oturan arkadaşın kendini köpeklere adamış bir adam olduğu çok belliydi.. Bana ciddi ciddi köpek sevdasından bahsediyordu:)

Als hastası olan annesi bir köpek sayesinde hayata bağlanmış.. Serhan beyin Köpek ile terapi çalışmalarının çıkış noktası buydu..
Konu ilgimi çekmeye başladı:) 

İnsanlarda davranış şekillendirmesi özel ilgi alanlarımdan biri biliyorsunuz.. 

Köpek eğitmenleri de bir başka canlının, "köpeklerin" davranışlarını şekillendiriyor. Dolayısıyla aynı kuramlardan faydalanıyoruz :) 

Serhan beyin köpeklerin davranış eğitimi için savunduğu yöntemler, benim özel çocukların eğitimi için savunduğum yöntemlerle neredeyse birebir aynıydı.. 

Bu sohbet gittikçe ilginç bir hal alıyordu:))
Serhan bey köpeklere şiddet uygulayarak eğitim verilmesine yüzde yüz karşıydı.. İşin güzel tarafı etik olan davranış şekillendirme yöntemlerine hakim olduğu için, fiziksel müdahaleye ihtiyaç duymadan köpek davranışlarını şekillendirebiliyordu.. Size tanıdık geldimi? 

Gelmediyse sizi aşağdaki yazıma davet ediyorum :) 
http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2014/05/aba-altndan-sopa.html?m=1

Ortak noktayı bulmuştuk :))

Yaklaşık bir saat sohbet ettik.. Ekibimizden bir kaç arkadaşımızı da sohbetimize davet ettik.. Yaptığı işi kuramsal olarak tartışabilen bir kişi bizim için güvenilirdir.. 

Ancak bu pratikte de aynı kalitede uygulama yapacağı anlamına gelmez.. Bu yüzden kendisini biraz araştırdım.. Hakikaten başarılı işler çıkarmış Serhan bey.. En son Ziçev'de yürütmüş çalışmalarını.. Olumlu geribildirimler aldım..

Hadi Bakalım:)

Serhan beyin köpekler için hayatında edindiği 2 amaç benim hayattaki özel çocuklar için edindiğim amaçlarımla neredeyse birebir örtüşüyordu..

1.Yanlış tutumlar yada yaratılışları nedeni ile davranış problemi oluşmuş köpekleri, eğitim ve sevgi ile sosyal hayatta yaşanabilir kılmak

2.Yetenekli köpeklere uygun iş bulmak.. Onları hayatta anlamlı kullanabilecek dostlarla tanıştırmak ve güvende kalmalarını sağlamak..

Bu iki amaç için çook güzel çalışmalar yapmış Serhan bey..

Şimdi kendisiyle güzel bir proje yürütüyoruz.. 

Özel gereksinimli bir çocuk ve koçu, bu iş için özel olarak eğitilmiş bir köpek ve eğitmeni.. Bu 4lü bir arada çalışırsa neler olur? Çocuğun iletişim becerilerine katkısı ne olur? Bunları bilimsel bir çalışma olarak yürütüyoruz..

İletişim problemleri yalnızca yaygın gelişimsel bozukluk tanısına sahip çocuklarda görülüyor sanıyoruz ama bu doğru değil.. 

İletişim problemi, çağımızın problemi.. Yani özel gereksinimi olsun yada olmasın çocuklarımız bu sorunla başetmeye çalışıyor.. 

Özel gereksinimli çocuklarda ise bu durum içinden çıkılmaz bir hal alabiliyor.. Bişey yapmalıyız diye düşünenlerdenim..

Cerebral Palsili çocuklarımız da ciddi iletişim sıkıntıları yaşıyorlar aslında.. Ancak fiziksel sorunları bazen o kadar yoğun oluyorki iletişim devede kulak kalıyor dertlerin içinde.. Fakat çocuğa gereken motivasyon için iletişimin önemini keşfetmiş bulunmaktayım.. Bu yüzden çalışmalarımı bu konuda yoğunlaştırmak bana mantıklı geliyor.. 
Yine aynı şekilde öğrenme güçlüğü olan çocuklarımız da kendisini olduğu gibi kabul eden bir dost sayesinde ihtiyacı olan özsaygıya kavuşabilir.. Bu motivasyona sahip olan bir çocukla çalışmak eğitmenlerimiz için hoş olur düşüncesindeyim.. 
Ailenin bu çalışmaya keyif alarak katıldığını görmekse pahabiçilmez bir deneyim:)

İşte buna bütüncül yaklaşım deniliyor zaten:)) 
Serhan bey BEST sistemine uyumlu bir şekilde "bütüncül" çalışmalarımızın bir parçası olabilmek için eğitimlerini tamamladı..
Bu "sessiz" dostlar bizim "eşsiz" çocuklarımızla derinden bir ilişki kurabilir mi? Ne dersiniz? Bence denemeye değer.. 
Denemeyi seviyorum..
Umudu kesmemeyi seviyorum..
Herkesin bişeyler kazandığı çalışmaları seviyorum..

Klasik özel eğitim sistemine iyi eğitimli, top sakallı, dövmeli, düşünebilen ve iyi niyetli bir adam daha katıldı sanırım :)) 
Ben işte bunu yapmayı çok seviyorum:)))

Bakalım.. 
Güzel sonuçlar alırsak, ailelerin ulaşabilmesi için Damla Eğitim Danışmanlıkta hizmetlerimiz arasına bu çalışmayı da ekleyeceğiz..
Pilot uygulama çalışmalarını blogumda 3 bölümlük bir yazı dizisi halinde sizlerle paylaşacağım..

Serhan beyi ise aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz..

http://www.kopekegitimservisi.com/index.php?lang=tr&page=2 

Umarım güzel sonuçları hep birlikte görürüz..

Bizi izlemeye devam edin..
Sevgiler:)


2 yorum:

  1. Biz de sizin denemenizi seviyoruz. Denemeyi hiç bırakmayın neolur

    YanıtlaSil
  2. Neden sadece ankaradasınız hayranlıkla izliyor ve çok kıskanıyorum. Bizde istiyoruz. Sizi İstanbula bekliyoruz.

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)