26 Ocak 2015 Pazartesi

Bir Samimi Açıklama: OSEM

Bir Samimi Açıklama:OSEM

Merhabalar:)
Blogum benim günlüğüm biliyorsunuz.. Ve en çok böyle zamanlarda işe yarıyor:)

Son birkaç aydır aldığım yoğuuun sorulara cevap niteliğindeki yazıma hoşgeldiniz efem:)

Bildiğiniz üzere Kasım ayı itibariyle OSEM i orada emek veren 7 hocaya devrettim..

"İyiydik biz nolu şimdi" diyen ailelerimiz önce biraz bozulsa da detaylarını anlattığımda bana hak verdiler..

Peki ama neden?

Hikaye şöyle,
Yaklaşık 2 yıl önce OSEM'e sadece danışmanlık yapmak üzere gittim.. 
Ancak durumlar tahmin ettiğimden daha karışık olduğu için kenardan danışmanlıkla olmayacağını anladım:)

Sistemi tamamen yenilemek için insiyatif almam gerekiyordu.. Bu yüzden devraldım. Riskleri büyüktü.. Bu kadar başarılı olacağımız o zamandan belli olsaydı bir gün durmazdım :)

Ancak o tarihte manzara pek içaçıcı değildi,yine de oradaki çocuklara ve eğitmenlere "ne haliniz varsa görün banane" diyemedim..
Ve başladık çalışmaya..

Amacımız OSEM için, Sapanca'da yaşanan olayların benzerlerinin yaşanmasından korunacak bir sistem kurmaktı. 

İstediğiniz kadar kamera koyun. İçeride etik değerler oturmazsa o klüpte kuytu köşeler çok tehlikelidir!

Bu etik değerleri oturtmanın tek bir yolu vardı. 

"Ben" yerine "biz" diyecek iyi eğitmenler bulup, hizmet içi eğitimler ile onların donanımını arttırmak. 
Bu kadar insani olan bir konuda, alet çantası dolu olan bir eğitmen en kısa yol olan fiziksel cezayı seçemez. 
Çünkü seçerse gece uyku uyuyamaz! 

Ben buna inanıyorum.. 
İyi bir ekip ve hizmet içi eğitimler candır:)
Aylar içinde eleye eleye güvendiğim eğitmen sayısı 7 kişiye indi.. Sadece bir kişiyi yetiştirmek benim için de çok kolaydı tabi..
Ancak bir kişi sadece bir yeri görebilir.. 7 kişi, 7 köşeye hakim olur.. Biri olmazsa diğeri devam eder..
Ve en önemlisi etik değerler bu 7 kişi sayesinde her yeni gelen eğitmene aşılanır.. Birinden öğrenmezse diğerinden öğrenir.. Bu yüzden önemsiyorum bu konuyu..

Daha iyi bir yol bilen varsa buyursun bir kahve içelim:)

Bu 7 kişinin ortak özellikleri şunlardı: Yalan söylemeyen, kendi anne babalarına ve evlilerse eşlerine şevkat duyan, öğrenmeye hevesli, bu işi iyi yapabilecek kadar yetenekli, otizmli çocukları kardeşleri gibi benimseyen, leb demeden leblebiyi anlayacak kadar akıllı, işlerini yaparken zevk alan,eğlenen,sağlıklı ve saygılı kişiler. 
Bu özelliklerin hepsini kendinde bulunduran insanlar bulmak kolay değildir. Bu yüzden bu kadroyu birlikte tutmak için gerçekten çok çaba sarfettim.

Bildiğim herşeyi anlattım onlara.. Alanım olmayan konuları uzmanlardan dinlediler.. 

Hangi konularda ciddi bir donanım sahibi olduklarını merak ederseniz:
Davranış şekillendirme, ekip olarak çalışma, etik değerler, insani sınırlar, hukuk, empati, duygu durum kontrolü, öfke kontrolü, karşındakine zarar vermeden kendini savunma teknikleri, çocukla doğru iletişim, temel koçluk becerileri, beceri öğretim teknikleri, sosyal iletişimi desteklemenin önemi, sosyal medya kullanımı ve pek çok konuyu uygulamalı olarak gördüler..
Farketmeden çok iyi öğrendiler:)

Zaten hamurlarında vardı.. Her anlatılanın üzerine yeni birşey koyup geldiler.. Ben ve ekibim de onlardan çook şey öğrendik.. Yani eğitim aslında karşılıklıydı :)
Baktım herşey yolunda gidiyor, onlara bir söz verdim. İstediğim standartları karşılarlarsa, bir de akademik çalışma yaparlarsa OSEM i onlara devredecektim. 

Fazlasını yaptılar:)

Ulok Otizm Konferansında güzel bir vaka sunumu gerçekleştirdik birlikte. Yeni Bütüncül Eğitim Sistemimizde eğitim alan çocuktaki gelişimin gözle görülür halini somut olarak sunduk. 

Bana diyecek söz bırakmadıkları günler gelmişti artık:) 

Her insan hata yapar tabiki.. 
Hata demek "deneyim" demek..
Artık hata yaparlarsa bana laf bırakmayıp kendilerini eleştirir hale geldiklerini görüyordum..
Zamanı gelmişti..
OSEM i onlara emanet edebilirdim artık..
OSEM in varsa ekonomik bir kârı, benim değil onların hakkıydı artık.. 

Çünkü sistem oturmuş ve artık bana ihtiyaç kalmamıştı:)
Bu tip işletmelerin sistemleri konusunda çalışan bir uzman için, bu nokta gelinebilecek en yüksek seviyeydi :) 

Benim kadar titiz bir insanı bile susturacak kalitede iş çıkarıyordu bu 7 kişi..
Benim için ne büyük gurur tahmin edersiniz :)

Şimdi tam bu noktada, bu kadar emek vermişken, tam da herşey yolunda giderken insanın bırakası gelmiyor tabi:)

Ancak biliyorum ki gözüme küçük, ufak tefek aksaklıklar takılacak, biliyorum ki dilimi tutamayıp müdahale edeceğim.. İşte o zaman fındık kabuğunu doldurmayacak şeyler için kıracağım onları biliyorum..
Bu olsun istemedim.. 
Ne onlar hakediyor, ne ben:)

Üstelik yıllarca OSEM'de kalırsam hayalini kurduğum başka projelere vaktim kalmayacaktı..
İçim içime sığmazken bu mümkün değil ki:)

Herşey bu kadar yolundayken, "maşallah" deyip zirvede bırakma zamanıdır.. Asıl erdem bunu yapabilmek der benim annem..

Peki ne oldu şimdi? Merak edenler için 10 konu başlığında son durumu açıklıyorum efem:)

1.konu: Birliktelik bitti mi? 
Ben OSEM e karışmamak için kendime koyduğum yasağı başarıyla uyguluyorum:) 

Ancak ortak takip ettiğimiz çocukların, program organizasyonu için ekip arkadaşlarımla günde 30 kere konuşuyorlar:)

OSEM 7 güvenilir süpervizör ile yepyeni başarılara imza atıyor..  

2.konu: Sizden bu konuda danışmanlık alabilir miyiz?
Evet şimdi başka şehirlerde Bütüncül bakan başka klüplere sistem kurmak zamanı.. 
Bu beni en çok mutlu eden şey.. 
Öyle her isteyen için bu emeği vermeyeceğimi biliyorsunuz.. 
Gerçekten bu işi düzgün yapmak isteyen kişileri anlarım ben;)

3.konu: Bilimsel Çalışmalar
OSEM i bilimsel çalışmalara hep teşvik edeceğim. Bu benim için önemli bir konu. 
Çünkü klüplerin tek gövde gösterisinin müsabaka organizasyonları olmaması gerektiğine inanıyorum. Bilimsel kongrelerde de klüplerin çalışmaları yer almalı. 

"Müsabakalarda birinci oldun da, nasıl oldun bir anlat bakayım" diye sorgulanan bir dönem başladı artık:)

4.konu: Devlet Denetim Mekanizması
Spor Bakanlığı ve TOSSFED yönetimi de bilimsel temelli antremanlar yapan klüpleri önemsiyor.

 Tossfed Başkanı Sayın Birol Aydın ve Sayın Asbaşkan Aydın Koç bu konuya son derece hassasiyet gösteriyorlar.

Müsabakalarda çocuğa sert davranıldığı gözlemlenen klüplere soruşturma açılmasına kadar ciddi bakılıyor bu işe! 

Olumsuzlukları önlemek adına, yetkililer ile otizm konusunda çalışan koçlar için güvenilir eğitim programları hazırlamak konusundaki çalışmalarımız devam ediyor:) 

5.konu: Benden Sonra Projesi

OSEM aileleriyle bir hayal kurduk biz.. Yolun sonunda çocuklarını onlardan sonra emanet edebilecekleri bir yer olmalı..

OSEM in her detayıyla ilgilenirken bu konuda çalışmaya vaktim kalmadı.. Şimdi bunun için daha rahat çalışabileceğim.. Devlet desteği ile böyle bir projenin olması için var gücümle çalışacağım.. 

Başarabilir miyim bilmiyorum ama kafama koydum bikere, çok istiyorum umarım olur..

6.konu: OSEM de hep büyük çocuklar var, küçükler ne yapsın?

Güzel haber:)
12 yaş altı için Ümitköydeki merkezimizin yanına bir minik çocuk klübü kurduk biz. 

Hep hayal ettiğim birşeydi.. İsmi BEST Yaşam Klübü.. 
Hem kaynaştırma,hem akademik eğitim,hem oyun, hem sanat hem de spor içeren bir program uygulanıyor:)

Çocuk 12 yaş altında ise bizim klübe alıyoruz, 12 yaş üzerindeki çocuklar eğer uygunsa OSEM kabul ediyor zaten..

7.konu: Sorunumu kimle çözeyim?
Siz değerli OSEM ailelerine bir öneri..
OSEM in 7 kişiden oluşan bir yönetim kurulu var artık..
Kararları birlikte alıyor ve çok uyumlu hareket ediyorlar..
Kafanızda en küçük bir soru işareti olduğunda bu güne kadar nasıl bana ve işletme müdürümüz Burcu hanıma geldiyseniz, aynı samimiyetle onlara da gitmeli ve konuşmalı, sohbet etmelisiniz. "Yoğunlar tutmayalım onları" diye düşünmeyin, alın randevu gidin:) Tanımadığınız kişi değillerki..
Ben onlara çok güveniyorum..

Sohbet edince neden güvendiğimi siz de anlayacaksınız:) 

8.konu: Napayım vereyim mi çocuğu şimdi OSEM'e? 
Böyle bir yere çocuğunuzun ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, hem fiziki şartlar, hem ekip, hem de oturmuş bir sistem olduğu için orası tercih edilebilir. Ama karar sizin:)

9.konu:Peki Burcu hanım nerede?
Kendisi benim başımın tacı olarak Ümitköy Damla Eğitim Danışmanlık Merkezi İşletme Müdürü pozisyonuna döndü tabiki:) 

Yeni projelerimde, detayın detayın detayını planlarken bana katlanmaya devam ediyor:))

10.konu: Madem herkese danışmanlık vermiyosun, anlat bari nasıl yaptın?

Bu sorunun cevabını merak edenlere aşağıdaki 5 yazım faydalı olacaktır:

http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2013/10/bu-gun-gunlerden-yeni-osem.html?m=1

http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2014/06/aaah-osem-beni-cok-yordun-ama-degdi.html?m=1

http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2014/05/sosyal-beceriler-bizden-sorulur.html?m=1

http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2013/12/emeklerin-karslg-haktan-cetinkaya.html?m=1

http://damlaorucbasesgioglu.blogspot.com.tr/2013/10/bir-basar-hikayesionder.html?m=1

Şimdilik benden haberler bu kadar..
Sevgiler:)

3 yorum:

  1. Sizin bir bildiğiniz vardır.hakkımızda hayırlısı olsun.Geçen hafta ilk defa maça gitmeleri bizleri çok mutlu etti. Hocalarımıza güveniyoruz. Sizinde bir telefon kadar yakınolduğunuzu biliyoruz.Bu kadarı bize yeter.Herşey için teşekkürler Damla hanım.

    YanıtlaSil
  2. Bir insan neden bu kadar uğraşır deli misin be kızım? Evet delisin.Sen bizim Damla'mızsın ve bunu yapmaya devam edeceksin.Allah yolunu açık etsin.Seher Ablan

    YanıtlaSil
  3. Ortak pek çok tanıdığımız var ve sizi bu vasıtayla tanıdım.saatlerdir blogunuzu geziyorum. Benim kızım 28 aylık bir down bebek.çok kişi sizinle mutlaka tanışmam gerektiğini söyledi. Ankaraya geldiğimde ziyaretinize geleceğim. Tek kelimeyle muhteşemsiniz

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)