6 Şubat 2015 Cuma

Montessori ve Kaynaştırma Projemiz

Merhaba:)
Bu yazıda size Montessori desem? Özel gereksinimli çocuklar desem? Kaynaştırma eğitimi desem?:))

Bu 3 konu başlığının birleşimini siz de hayal edenlerdenseniz eğer, buyrun yazımı okuyun derim :)
Geçtiğimiz yaz sessiz sedasız bir özel projeye başladık biz..
Projenin amacı,
Montessori yöntemi ile uyumlu olan bir ilköğretim okulunda, özel çocuklarımız ile kaynaştırma eğitimi uygulamasıydı:)

Gülümsüyorum çünkü size güzel haberlerim var:)

Öncelikle okuldan biraz bahsedeyim..
Ankara Ümitköy Montessori Koleji uygulamanın yapıldığı okul..
Kurucuları Ankara Tudem dersanesi yöneticileri,Sevgili Nas ailesi..
Tahmin ettiğiniz üzere benim kadar çılgın eğitim gönüllüleri onlar:)
Nas ailesi bu okulu bir butik özel okul olarak tasarlamış..
Türk Milli Eğitim müfredatına çok hakimler ailece..Ve Montessori sistemi ile ilköğretim müfredatını birleştirerek çok başarılı bir okul kurmuşlar..

Okulda tüm çocukların isimleri tüm okul personeli tarafından biliniyor..Bildiğiniz ev ortamı sıcaklıgında:) Sadece isimleri değil her çocuğun o gün ne yediğinden tutun, hangi stilde öğrendiğine kadar hakimler..Dedim ya çılgın insanlar:)

Okulun öğrencileri son derece başarılı çocuklar.. Zaten okula sınav başarısı ile alınıyorlar.. Öğrencilerin hepsi içinde yaşadıkları dünyanın farkında ve ilişkilerini saygı üzerine kuran çocuklar.. 

Nerden mi biliyorum? Projemiz dahilinde bu kolejin Sosyal Uyum ve İletişim Danışmanlığını yapıyorum da oradan biliyorum:) Okulun geleneğine uygun olarak ben de her öğrenciyle tek tek tanıştım:)
Peki bunun neresinde "kaynaştırma" var derseniz.. 
Sıkı durun hikayemiz işte tam da burada başlıyor..

Geçtiğimiz yaz bu okulun kapısında yatmak suretiyle, onlara kafamdaki projeyi defalarca anlattım:)

Başta endişelendiler..Haklıydılar aslında.. Yardımcı olacağız derken zarar verirsek diye tedirginlerdi.. İstemeden umut kırmaktan da endişe ediyorlardı..

Uzuuun görüşmeler yaptık..

Aslında yüreklerinin bir tarafı da Maria Montessori'nin yaşadığı deneyimi tadmak istiyordu.. 
Biliyorsunuz Dr.Maria Montessori bu eğitim sistemini özel çocuklar üzerinde geliştirip daha sonra normal gelişim gösteren çocuklar üzerinde büyük başarılar elde etti..
Ve tüm Dünyadaki eğitim sistemini etkileyen ciddi bir ekol oluşturdu..

Nas ailesi normal gelişim gösteren çocuklarda çok başarılılardı.. Başarılarını defalarca kanıtlamışlardı.. 
Bakmayın karşılaştığımız bazı sınıf öğretmenlerine, aslında farklı gelişim gösteren çocuklar ile böyle bir deneyim yaşamak her idealist eğitmenin hayalidir. Her başarılı insan bir tık zor olanı başarmaya bayılır:) 
Kolejin eğitim koordinatörü ve aynı zamanda benim sevgili dostum olan Elif Nas'ı işte tam da bu noktadan vurdum diyebilirim :)
"Beyin ve öğrenmenin sınırlarını zorlamak istemez misin" dediğimde projeyi yapmaya ikna olmuştu :)
Tamam dediler yapalım bu projeyi.. Çağır aileleri, çocukları değerlendirmeye başlayalım :)

5 çocukluk kontejyan verdiler projemiz için..

Bu projeye dahil olan ailelerimizi arayıp çocuklarının koleje kabul edildiğini söylediğimde telefondaki 2 saniyelik sessizlik anını dün gibi hatırlıyorum..
O sessizliğin adı, "Ne diyeceğini bilememek"di :)

Tabiki bunun sadece iyi niyetli bir çaba olduğunu tüm ailelerimize anlattık.. Başarılı olabilirdi.. Başarısız da olabilirdi.. 

Herşey netleştikten sonra sıvadık kolları..
Tüm yaz kolej ekibi ve bizim ekip birlikte her detayı planladık..
Okulun eğitmenlerine hizmet içi eğitimler ile projemizi anlattık..
Hata yapma lüksümüz yoktu..
Kolej öğrencilerinin düzeni bozulmamalıydı..
Bizim özel bıdıklar ise adam gibi bir eğitim almalıydı..

Her iki taraf da deneyimini ve profesyonelliğini konuşturdu:)

Eylül ayında ben ve ekip arkadaşlarım Ümitköy Montessori Kolejindeydik..
Neredeyse her köşede bizim ekipten birisi operasyonu yürütmek üzere görevlendirilmişti:)
Her çocukumuzun yanında bir destek koçu, koordine etmek için ben, yanımızda uzman Ergoterapist Romina Mozayyan, ulaşım ve organizasyonu yürüten işletme müdürlerimiz Gonca,Burcu ve Büşra hanımlar ve arkamızda Okulun Eğitim Koordinatörü Elif Nas başladık çalışmaya..

1.aşama: Başlangıç
Öğrencilerden 1 hafta önce başladı bizim çocuklarımız.. Bizimkilerin etrafı tanıyıp meraklarını gidermesi önemliydi..Koskoca bir hafta boyunca ortama alıştılar.. Bu aşama başarıyla tamamlanmıştı..
2.aşama: Hazırlık
Küçük bir sorunumuz vardı.. Bizimkilerin Montessori düzenine hemen alışmaları imkansızdı.. Bu sebeple ilk 2 ay boyunca, bizim için hazırlanan bir odada her gün belirli saatlerde Elif hocayla birebir çalıştı çocuklarımız.. Amaç okuldaki etkinlik düzenine alışmalarıydı..
Daha doğrusu amaç, bizimkilere sınıflarda anlatılan konu ilgilerini çekmediğinde, ortamdan sıkılıp kopmamaları için kendilerine verilen etkinliğe sakince yoğunlaşmayı öğretmekti. 
Tahmin edersiniz ki sınıftaki diğer çocukların dikkatini dağıtmaya hakkımız yok..O zaman kaynaştırma da mümkün olmaz.. Kimse başkasının sınırına geçmemeliydi.. Birliktelik o zaman mümkün olurdu çünkü..

Occupational therapy (Ergoterapi) bu konuda en çok işimize yarayan şey oldu. Özel çocuklarımız okula girer girmez direk kendileri için ayrılan odaya gidip Ergoterapisitimiz tarafından verilen etkinlik programını destek koçları eşliğinde uyguluyorlardı.
Dışardan bakınca saçma oyunlar gibi görünse de çok işe yarayan egzersizleri içeriyordu bu oyunlar..Bu rahatlatıcı etkinlikler sayesinde, okuldaki yoğun program için toleransları artmıştı çocuklarımızın. Ve bence bu dahiyane birşeydi:) 
Okuldan sonra ise çocuklarımız BEST YAŞAM Klübümüze gelerek Elif hocanın bize verdiği tüm ödevleri destek koçları eşliğinde uyguluyorlardı.
Böylece sık tekrarlar ile çocukları sıkmadan yormadan severek öğrenmelerini sağlıyorduk. Yavaş yavaş ilerliyordu çocuklarımız.. 

Ekim ayının sonunda artık herşey oturmuştu..
Bizimkiler okul ortamında neredeyse hiç bir ilginç davranış sergilemez olmuşlardı..
Okulun kurallarının ve orada ne için bulunduklarının farkındaydılar..
Ve ilginç bir şekilde sanki bizi üzmemek için çaba harcıyorladı:)

Bize verilen ödevler temel okul becerilerini ciddi anlamda destekliyordu..
Montessori araçları sayesinde herşeyi somut olarak öğreniyorlardı..
Üstelik ailelerinden okuma yazma ve sayılar konusunda ilerlediklerini duyar olmuştuk:)Keyfimize diyecek yoktu:)

3.aşama: Sosyal Derslerde Kaynaşma
Tenefüslerde yaşıtlarıyla kaynaşmaya zaten başlamışlardı.. Destek koçlarımız kaynaşma için her doğal fırsatı değerlendiriyor, sosyal iletişimin gerçekleşmesi için müthiş çaba harcıyorlardı..
Asıl mesele özel çocuklarımızın sınıflardaki performanslarıydı.. Riske girmek istemedi Süreyya Hoca, kaynaştırma çalışmasını sosyal derslerde başlattı. Bence de çok doğru bir karardı:)
Bizimkiler bu derslerde yeteneklerini sergileyerek yaşıtlarıyla normal bir ilişki kurabilirdi:)

Piyano çalan bu çocukumuz için kaynaştırma aracımız belliydi.. Müzik dersinde bir dinleti yaptı arkadaşlarına ve kaptı puanları:) Ona piyano öğreten öğretmenine ve yıllarca müzik dersi için emek veren ailesine selam olsun!Çok işe yaradı çook!
Spor ise diğer bir kaynaştırma aracımız oldu.. Masa tenisinde yetenekli olan çocuklarımız için okula bir masa tenisi masası kurduk.. Yaşıtlarıyla maç yapıp eşit şartlarda oynamanın tadını çıkadılar.. Ve tabiki kaynaştılar:) 
Okuldaki öğrencilerin tepkileri harikaydı.. Abartıdan uzak, son derece normal karşılıyorlardı yeni arkadaşlarını..
Farkındaydılar farklılığın.. Öyle sevmişlerdi bizimkileri.. Öyle kabul etmişlerdi.. Öylesi böylesi yoktu onlar için.. Anlaşmışlardı işte.. Bitmişti olay:)

Anlatırken duygulanıyorum hala.. Bu o kadar önemli ki!!! Tüm çocukların aslında kimseye karşı önyargısı yokki.. Neyi nasıl sunarsanız öyle kabul ediyorlar.. Bu iş bu kadar basit aslında..
Süreç çok iyi işliyordu.. Öyleki bir kaç duyarlı veli böyle bir sosyal proje yaptığı için okul yönetimine teşekkür ettiler, "her türlü destek için biz varız" bile dediler :) Saolsunlar..

Herşey iyiydi ancak asıl handikap sosyal olmayan derslerdi..

4.aşama: Okul Müfredatı Takibi
Elif hoca hazır olduklarını hissedince yavaş yavaş sınıf ortamına almaya başladı çocuklarımızı..
Sabır sürelerini aşmamaya özen gösterdik..
Tabi hepsi için yanlarında hazırda bulunan destek koçları bulunduruyorduk..
Bazıları için yarım saat kimsenin dikkatini dağıtmadan sınıfta kalmaktı amacımız..
Git gide bu sure arttı..
Sınıftaki ders özel çocukumuzun ilgisini çekmiyorsa hemen Elif hocanın bizim için hazırladığı müfredata uygun etkinliğimize geçiyoruz biz. Sınıfta yapıyoruz bunu..Ortamdan kopmadan.. Kimseyi rahatsız etmeden.. Sessizce:)
Bu arada Elif hoca bir çok enteresan bir eğitmen! Tanışmanızı çok isterim. Her özel çocuk için ayrı ayrı öğrenme stiline göre etkinlik hazırlıyor:) Okuma metinleri genelde çocuğun kendisinden bahsediyor ve olumlu mesajlar içeriyor örneğin:) Elif hoca bizim şansımız.. 
Bu arada günlük dalgalanmalarımız oluyor tabiki..
O zamanlarda destek koçlarımız, öğrettiğimiz stratejiler ile kimseyi rahatsız etmeden çocuklarımıza adı üstünde “destek” olmak için ordalar..
Sonuç olarak, bizimkiler mutlu mesut bir şekilde kaynaştırma eğitimine dahil oldular..
Destek koçlarımızın amacı git gide daha az müdahil olmak..
Özel çocuklarımıza farkındalık yaratıp ortamın keyfini çıkarmalarını sağlamak..
Oluyor mu? İsteyince oluyor:)

Peki okul müfredatını yüzde yüz takip edebiliyor muyuz? Hayır. Tüm değişkenleri kontrol altında tutup, mümkün olduğu kadar müfredata yakın gitmeye çalışıyoruz. Ancak Milli Eğitim Müfredatı o kadar hızlı ilerliyor ki.. 

Napalım, eşit gitmek olmuyorsa olan kısmını tam öğretmeye çalışmayı seçtik biz. Bazı konularda çok iyi bizimkiler.. Bazılarında geriden gidiyorlar.. Özeller işte:)
Okur yazarlık ve temel matematik becerilerinde ne kadar ilerleyebilirsek oraya kadar gideceğiz. Herşeyi birden vermek mümkün değilse, hayatta işlerine en çok yarayacak şeyleri mümkün olduğu kadar iyi öğrensinler istiyoruz. 

Açıkcası zaten bizden ütopik beklentileri olan aileler değil bu projede kalan aileler..
Ne kadar çabaladığımızı görüyorlar.. Çocuklarının ve bizim elimizden bu kadarı geliyor. Ailelerimiz bunun farkındalar ve en önemlisi bize güveniyorlar:)

Dönemin Sonunda ise,
Herkesle birlikte karne merasimine katıldı özel çocuklarımız..
Sıraya girip sınıf öğretmenlerinden herkesin içinde karnelerini aldılar..

Bize kapılarını açıp, bu kadar emek verdikleri için sevgili Nas ailesine olan minnettarlığımı anlatmaya kelimeler yetmez..

En güzeli siz görün..
Sn.Süreyya Nas’a sarıldığım bu resim herşeyi açıklıyor bence:)
Ve mutlu son:)
Karneler alındığında hepimiz gözyaşlarımızı zar zor tuttuk tahmin edersiniz..

Bu projeyi gerçekleştirmek için bana inanan ve başarılı olmamız için çabalayan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim..

Yazımı bitirirken,
Baş rol oyuncularımıza, yani projedeki tüm özel çocuklarımıza bu kadar çaba gösterdikleri için kocaman bir AFERİN demek istedim..
Yüzümüzü kara çıkarmadınız çocuklar, sizinle gurur duyuyoruz..

Not:
Bu projede edindiğimiz tüm deneyimler proje dahilinde kayıt altına alınmaktadır.

Sene sonunda bu programa devam eden çocukların gelişim raporları bilimsel bir çalışma haline getirilmek üzere arşivlenmektedir. 

Montessori Eğitim yönteminden faydalanarak geliştirilmiş özel müfredatı ve basit/uygulanabilir kaynaştırma stratejilerini, özel çocuklarımız mezun olana kadar her sene sonunda devlet yetkililerine teslim edeceğiz. 

Paylaştığımız çalışmalar uygulanırsa çok çocuğa, uygulanmazsa sadece bu 5 şanslı çocuğa faydalı olacaktır..

Bizden bu kadar, gerisi yetkililere kalmış:)
Sevgiler..










10 yorum:

  1. Faceden paylaşınca yorumum siliniyor. Bende buradan girdim. Hissettiklerimi söylemezsem olmazdı:)Hayran kalmamak mümkün değil. Helal olsun bu çocuklara verilen emeğe. İsmim Nadiye öğretmen sizinle faceden tanışıyoruz. Bir gün Ankara'ya gelip gerçekten var mısınız diye bakacağım güzel yüzünüze. Hayal olmanızdan endişe ediyorum bazen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gayet gerçeğiz merak etmeyin;) geldiğinizde kanlı canlı görebilirsiniz bizi:))) şaka bir yana böyle ziyaretlere çok mutlu oluyoruz. Bekleriz

      Sil
  2. Muhteşemsiniz

    YanıtlaSil
  3. Damla hanım bu projeye dahil olmamız mumkunmu baktım 4 cocuk var 5. Yoksa bizi de alır mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba:) 5. Cocugumuz hazırlık asamasında bir minik:) klupte bu okul için hazırlanıyor bu yıl.. Herkesi bu projeye almak istiyorum ama simdilik kontejyanımız bu kadar:( isminiz çıkmamıs yine de gelin bi goruselim belki baßka çözümler buluruz?

      Sil
  4. inannın ağlayarak okudum yazınızı gerçekten sizin gibi insanlar varmı varsa heryerde olmaısınız biz niye ankarada değilz yaaa çok üzgünüm benim kızımın sizin yanınızda olamsını çok isterdim :((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize sevindim.. İtiraf ediyoruz yazarken ben de ağladım:) Olsun gönüllerimiz bir teknoloji saolsun hep haberdarız birbirimizden :)

      Sil
  5. Sevgili Damla hanım merhaba. Öncelikle çalışmalarınız için sizi, tüm ekibi, kurucu ve pek tabiki öğrencilerinizi tebrik ediyor ve teşekkür ediyorum. Oğlum şu an 3. sınıfa gidiyor ve dislektik. Internette okul araştırması yaparken okulunuza ve montessori sistemine denk geldim, sonunda blogunuza ve bu yazıya ulaştım. Montessoriyi araştırırken işte evet oğlumuzun gitmesi gereken okul bu dedim büyük heyecanla. Yazınızı okuyunca biraz üzüldüm. Zira anladığım kadarıyla bu sistem belli sayıda öğrenci ile uygulanıyor. Ve beni en çok üzen ise öğrencilerin sınavla alınıyor olması. Tabi sınavın detayını bilmiyorum lakin dislektik bir öğrenci için sınav tam bir kabus :) Yine de içimde büyük bir ümit ışığı yaktınız. Dilerim bu çalışmalarınız yaygınlaşır ve ülkemizde çok yaygın olarak özgül öğrenme güçlüğü çeken çocuklarımız öncülüğünüzü yaptığınız bu sistemden faydalanma imkanı bulurlar. Tanışmak dileğiyle iyi çalışmalar ve başarılar dilerim. Sevgi ve ışıkla. Nurcan Örtügen Gök

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba:) gerçekten öyle bir konuya değindiniz ki.. Montessori sistemli bir okul ve dislektik çocuklar deyince ekip arkadaşlarım ve benim suratımızda hep aynı ifade oluyor.. "Off süper olurdu" ifadesi.. Umarım bir gün biz yada bir başkası yapar.. Ankaradaysanız bekleriz.. Disleksiyle ilgili ilginç çalışmalarımız var anlatmak isterim.. Birde "öğrenme güçlüğü ve bütüncül eğitim" adındaki yazımı okumanızı tavsiye ederim.. Sevgiler🙏

      Sil
  6. Evveet Ankara'dayız :) hatta oldukça yakınız :) oğlum şu an özel okuma terapisi alıyor. 4+4+4 sisteminin değişeceğini okuduğum günden bu yana okulunu değiştirmeyi gündemimize aldık. Hali hazırda devlet okuluna devam etmekte. Özgül öğrenme güçlüğü hayatımın en büyük parçası oldu. Montessoriye yabancıyım. Lakin cidden sadece okuduğum kadarı ile bile bu sistemin onların tek ihtiyacı olan öğrenmeyi öğretebileceğine karşı büyük bir inanç hissettim. Görüşmek dileğiyle. :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)