11 Nisan 2015 Cumartesi

Alya'nın Maceraları:4. Bölüm

Merhaba:)

Alya'nın maceralarında 4. Bölüme hoşgeldiiiniz :)

Kızım büyüyor.. Artık 4 yaşında.. Haliyle gelişim alanları da büyüyor:)

En son resimlerle günlük programda ve yıldızlar panosunda kalmıştık sizlerle di mi?

Peki o zaman oradan devam edelim..
Günlük programı kaldırdık çünkü yemekten sonra eller otomatik olarak  yıkanıyor artık, dişleri sabah ve akşam  fırçalamak gibi alışkanlıklarımız fazlasıyla oturdu:)

Yıldızlar panomuzdan da sıkıldık biraz.. Bu aralar pembe fiyonklar biriktiriyoruz:)
Hala fiyonklarla oyuncak almaya devam:) 
Haftasonu gezerken, Alya beğendiği oyuncağın üzerinde kaç fiyonk yazdığını soruyor bize :)) 
O kadar tatlı ki, o masum haline bayılıyoruz:)
"Fiyatını tl olarak söylüyoruz tabi, bu yaklaşık şu kadar fiyonk eder" diyoruz. İleride fiyonkun bir para birimi olmadığını anlayıp kandırılmış hissetmesini istemeyiz:)

O sayıya ulaştığındaki heyecanını görmelisiniz.. Sayıyı tam tutturduğundan emin olmak için defalarca sayıyor fiyonklarını.. Ve fiyonk kesesini kasadaki abiye verirkenki gururunu size anlatamam:)) 
Tabiki çok kıymetli oluyor o oyuncak;) 

Bunlar, günümüzün herşeyi çabuk tüketen çocukları için ilaç niteliğinde uygulamalar bence:)

Biz Alya ile hangi konularda çalışıyorduk hatırlıyor musunuz? 

1.Günlük Yaşam:
Alya artık tüm kıyafetlerini kendi giyip çıkarabiliyor.. 
Basit sandviç, meyve salatası gibi yiyecekleri hazırlayabiliyor..
Kendi yemeğini çatal bıçak kaşık kullanarak bitiriyor..
Yemeği bitince bulaşık makinesine yerleştiriyor..
Ancak evde montessori pratik hayat çalışmalarımıza tam gaz devam ediyoruz tabi :)
2.Problem Davranışlar:
İnanır mısınız ağlayarak isteme davranışı neredeyse tamamen bitti. 
Çok net ve ikna edici cümleler duyuyoruz artık Alya'dan:)

3.Kardeşi ile İletişimi:
Kardeşiyle arada kapışsalar da, kısa sürede barışıp sarılıyorlar:) 
Yukarıdaki 3 alanda iyi bir seviyeye geldiği için, daha çok sağlıklı iletişim ve sosyal beceriler üzerine çalışıyoruz artık biz.. 
Şu sıralar panomuzda gün sonunda bir fiyonk kazanmak için birine yardım etmek, misafirlerle oyuncak paylaşmak, restorana girince garsona merhaba demek, izin istemeden başkasının tabağından otlanmamak gibi sosyal kurallara uyum sağlamış olmak gerekiyor:)
Bir de panoyu hala Alya'yı yeni birşeye alıştırmak için kullanabiliyoruz. Mesela Alya 4 yaşına girdiğinde büyümesinin şerefine yatağındaki parmaklıkları çıkardık..
Haliyle artık yatağından kolayca çıkabiliyor:) Ve bir baktık ki hanımefendi gece uyuyamayınca ışığı açıp evde geziyor:) Aklına bişey gelince gece yarısı bizim odaya geliyor, Alp uyuyor mu diye kardeşinin odasına dalıyor:))) Baktık iş sarpasarıyor, geceleri panonun yanına bir ekstra fiyonk bırakıyoruz.. 
Gece odasından hiç çıkmadan uyursa sabah o fiyonku kazanıyor:) Bu ekstra fiyonk sayesinde geceleri kapı açık olsa da odadan çıkmayı hiç tercih etmiyor:)
Gece güvenliği için evde gezmemesi gerektiğini anlatmak bu yaşta pek mümkün diil:) Bu şekilde odada kalması için motive etmek çok daha olumlu bir stil:) Buna alışınca yavaşca keseceğiz fiyonk vermeyi tabiki..

"Yavaşça keseceğiz" tabirinin teknik ismi "ipucu ve pekiştireç silikleştirmesi"dir.. Ve öğrenilenlerin doğal alışkanlıklara dönmesi için müthiş önemlidir!

Örneğin, Alya ve Alp artık oyuncak paylaşırken ya da oynarken  birbirlerine zarar verecek gibi olduklarında neredeyse hiç müdahale etmiyoruz. 
Onlar kurallarımızı iyi biliyorlar, ikisine de güveniyorum. Kendilerini kontrol edemeyip çizgiyi aştıklarında, hatalı olan hemen kardeşinden özür diliyor ve sarılıp barışıyorlar:) Artık bu davranışları fiyonkla pekiştirmeye gerek yok çünkü Alp'le barışınca kardeşiyle kurduğu olumlu iletişim hali Alya'yı motive etmeye başladı zaten:) 
Biz eğer yavaş yavaş aradan çıkıp sürekli ipucu verir durumda kalırsak doğru davranışı alışkanlık haline getirmelerini geciktiririz. Bu yüzden yavaş yavaş kendimizi böyle durumlarda silikleştiriyoruz:) Tabi bunun için önce kuralları oturtmuş olmak gerekiyor..

Biz bu süre içinde aktif olarak araya girmediğimiz(yani kendimizi silikleştirdiğimiz) için Alya ve Alp hangi davranışları kazandılar?

Haklarını savunmayı, diğeri vurursa ona neresinin acıdığını ifade etmeyi, neden rahatsız olduğunu kardeşine söylemeyi, söylerken diğerinin anlayacağı şekilde konuşmayı, özür dilemeyi, gönül almayı ve bunun gibi pek çok sosyal davranışı öğrendiler:)
Her gün yeni bir iletişim stili, yeni bir ifade tekniği geliştiriyorlar:)

Bu çok önemli, çünkü günümüz teknoloji çocukları malesef sosyal becerilerde biraz eksik yetişiyorlar gibi geliyor bana..
"Merhaba, günaydın, teşekkür ederim demek" gibi sosyal davranışları, bilinçli aileler çok güzel çalışıyor çocuklarıyla:)

Ancak sorun olduğunda kendini ifade etmeyi, yardım istemeyi, hatalarını kabul etmeyi, yenilmeyi, kaybetmeyi, haksızsa özür dilemeyi, gönül almayı öğretmekte biraz zayıfız sanki.. 

Okullarda artık "değerler eğitimi" veriliyor çok seviniyorum.. 
Ancak ilkokula gelene kadar, pek çok "iletişim stili" oturmuş oluyor bizim minik paşalarımızda ve prenseslerimizde.. 
İşte bu yüzden sözel iletişime geçip, kendilerini ifade etmeye başladıklarından itibaren bu çalışmalara yavaştan başlamak gerekiyor aslında..

Alp de artık konuşmaya başladığı için, ikisine birden bu konuda hafif hafif dokunmaya başladık biz..

Nereden mi başladık?
Tabiki önce kendimizden:) 
Babayla olan diyaloglarımızda "Afedersin karıcığım seni üzmek istemedim", "Pardon Çağrı'cım rahatsız olduğunu farketmedim" "seni anlıyorum yoruldun galiba"  gibi ifadeler daha sık kullanılıyor şu sıralar:)

Bir başka önemli konu daha var.. 
Empati kurmayı öğrenmenin temelleri de bu yaşlarda başlıyor.. Çocuğumuza "onun yerine kendini koy" diyerek empatiyi öğretmek biraz güç olabilir:)) Benim alet çantamda tam da bu işe yarayacak bir güçlü sorum var.. "Sence .. olunca o ne hissetmiştir?" Bu soru 4-5 yaş için gerçekten çok faydalı oluyor tavsiye ederim:)

İnstagram hesabımda daha pek çok faydalı iletişim ve empati çalışmaları paylaşıyorum,beklerim:)

Bu arada sanmayın ki çok efendi, terbiyeli, mum gibi çocuklar bizimkiler:) 

Aralarda tabiki şımardıkları zamanlar oluyor.. Bazen öyle bir ortamda, öyle bir laf ediyorlarki ki kulaklarımıza kadar kızarıyoruz:) 
Adı üstünde çocuk onlar:) Sınırları zorlamayı hep deneyecekler.. Biz de onlara navigasyon vazifesi göreceğiz :) 
İşte bu kadar basit aslında..

Yukarıda anlattıklarımı uygulamak çok kolay aslında inanın.. 

Yaşarken bunları yaptığımızı farketmiyoruz bile:)

Yeterki nasıl yapacağımızı bilelim..

Bu yazı dizisini onun için yazıyorum zaten..

Siz artık benim teknik sırlarımı biliyorsunuz:)

Küçük detaylar hayatı inanılmaz kolaylaştırıyor..

Ve unutmayalım ki kimse çocuğumuzu bizden daha iyi tanıyamaz.. 
Herşeyin anahtarı biziz.. 
Sevgiler






8 yorum:

  1. Merhaba, benim oğlum 5 yaşında. Hersey iyi guzel hoşta yenilince kucuk bir canavara dönüsüyor, babasıyla merak ediyoruz neden boyle bu cocuk diye.yazılarınızı severek takip ediyorum facebook ve instagramdan da paylastıklarınız cok hos. Benim oglum sizin tabirinizle normal gelisim gosteren bi cocuk. Bu konudada daha detaylı yazarsanız cok iyi olur bizler icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hımm yakında bu konuda bişeyler paylaşmayı planlıyorum aslında.. İnstagramdan beni takip ediyormusunuz bilmiyorum. İsim çıkmamış. Biz de Alya ile bu aralar bu konuda çalışıyoruz ve ara ara paylaşıyorum. Blog yazısı da hazırlayabilirim aslında.. İyi fikir:) teşekkürler

      Sil
  2. MERHABA DAMLACIM, BEN MELİKE, BENDE TAKİP EDİYORUM YAZILARINI ÇOK BEĞENİYORUM, BENDE BU FİYONK İŞİNİ ÇOK SEVDİM ANCAK KAÇ YAŞINDA BAŞLANMALI, ŞİMDİ YAPSAM ANLARMI Kİ, BİRİ 2,5 BİRİ 1,5 YAŞINDA... YAZILARININ DEVAMINI BEKLİYORUM, KOLAY GELSİN, İYİ ÇALIŞMALAR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Melikecim:) eğer şekillendirmek istediğin sizi ve hayatınızı zorlaştıran davranışlar varsa bir uzmana danışarak bu tip bir programın onların yaşına uygun halini uygulayabilirsiniz. Net ve istikrarlı olduğuna eminsen, ve şimdilik hayatınızı zorlaştıran problem davranışlar yoksa günde 1-2 saat kaliteli etkinlik yapmak da senin işini görür bence:)

      Sil
    2. tşkrler :D

      Sil
  3. Damlacım yazın çok güzeldi resimler harikaydı hatta tanıdık birini de gördüm. Senden çok şey öğreniyorum işki yapabilmekte. Her fırsatta kesin bunu değerlendireceğim dedirttiriyorsun arkadaşım. İyi bir dost harika, vefakar bir anne, eş, abla ve evlatsın. Seni tanıdığım komşum olduğun için kendimi şanslı hissediyorum. Tekrar bilgilerini nizimle paylaştığın için çok teşekkür ederim. Tüm güzellikler senin olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveeet orda en iyi arkadaşımız var:) yakından tanırsın:) beğendiine sevindim.. Ben de senden bir sürü şey öğreniyorum Aygüncüüüm.. Böyle dostlar bulmak büyük şans:) sevgiler

      Sil
  4. Vallahhi Damla hanım.. bu söyledikleriniz çok hoş ve çok doğru ama bu konuda istikrarlı olmak ve evdeki herkesin belirlenen çerçevede, aynı paralelede haraket etmesi ve buna inanması gerekir. baba, anneane, dede bakıcı vs. ve bence kilit nokta onlara 8çocuklara) örnek olabilmek. işte bunu yapabiliyorsanız zaten çok şeyi çözebilmişssiniz demektir. baba annye , anne de babaya saygılı davranmıyor ve bu söylediyiğinz kurallara uymak konusunda herkes birbirine yardımcı olmuyorsa iş çok zor...sevgiler. pınar akan güzel

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)