23 Nisan 2015 Perşembe

Size Anlatacaklarım Var: Montessori

Herkese Merhaba:)

Yıllaar yıllar önceydi.. Furkan’ı Almanya’da bir kliniğe götürmüştü annemler..
Babam benim ilgimi çekeceğini umduğu için sınıfların resmini çekip getirmişti bana:)


Yaşım daha 13-14 :) 

Saolsun iyi anlaşırız babamla.. Beni hep anladı :) Ben ateş böcekleriyle konuştuğumu ilk babama anlattım.. O da "ben de” dedi:) Anlayacağınız, öyle bi ilişki bizimkisi:)


Sevgili Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ’a selam olsun.. “Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü” oyununu izlemenizi şiddetle tavsiye ederim:)

Neyse konumuza dönelim.. Ben tabi o resimleri görünce bayıldım..
Sınıflardan çok araçlardı ilgimi çeken..


Sade, abartısız, yalın ve işlevsel.. 
Anlayacağınız o gün bu gündür Montessori’ye büyük hayranlık duyuyorum..

Sene 2004’te Üniversitedeyken İngiltereli bir ekipten yoğun bir eğitim almıştım.. Ancak bu gün bildiklerimle birleştirince,o eğitimden o zaman hiç bişey anlamadığımı farkettim:)

Yıllar sonra, kendi çocuklarımı hayalini kurduğum eğitim sistemiyle yetiştirmek için tekrar Montessori çalışmalarım başladı..

Ve tabi özel eğitim kurumlarımıza gelen diğer özel gereksinimli çocuklarım da faydalanmalıydı bu yöntemden:)

Uzun süredir bunun için çalışıyoruz..


Artık bunu başardığımız için çok mutluyum..

Gelelim çocukların eğitiminde biz bu sistemi nasıl kullanıyoruz?

Aslında Dünya’da kullanılan eğitsel oyuncakların çoğu Dr. Maria Montessori’nin tasarladığı araçlardan esinlenilerek üretiliyor..


İşte bu sebeple, bir bakıma herkes aşina bu sisteme:)

Bildiğiniz gibi, beyin en çok ellerle öğreniyor:) 
Neden mi? En çok duyusal reseptör ellerimizde var da ondan:)


Aşağıdaki model, beyinde duyu organlarının algılama yüzdelerini simgeliyor.. 
Görüldüğü üzere eller en büyüük yüzdeye sahip:)


Haliyle bireyin ellerini kullanarak öğrendiği herşey kalıcı oluyor:) 

Temel mantık bunun üzerine kurulmuş..
Araçların hepsi önce ellerle öğrenmeyi sağlıyor..

Biraz daha bilgi vereyim içimde kalmasın:)

"Pembe kule" ilk araç bu sistemde.. Bu kule ile tane,boyut,sıralama,ağırlık gibi pek çok şeyi çalışıyor çocuk..

 

Çalıştığının farkında diil tabi.. Oyun oynuyorum sanıyor güzel olan taraf bu:)


Bundan sonra "kahverengi merdiven" giriyor devreye.. 
Pembe kule ile aynı yükseklik ve derinliktedir. Ancak daha büyük bir genişliktedir. Amaç 3. boyut olan "genişlik" için farkındalık sağlamak:) 


Pembe kule ile uzun süre çalışan çocuk, bu yeni araca bayılıyor haliyle.. 
Tanıdık ama farklı:)

Öncelikle bu aracı değişik formlarda tanıyor.. 



Olayı çözmeye çalışıyor.. Ve ardından 
Pembe kuleyle birleştirerek farklı kombinasyonlar deniyor.. 


Tabi bu arada yaratıcılığının sınırlarını zorluyor.. 


Gerçek hayatta 3 boyuta dair farketmesi gereken herşeyi bu iki araçla çalışabiliyor.. Ve çok eğleniyor..


Örneğin, tabakları doğru sırayla dolaba yerleştirme becerisi için ihtiyacı olan temel bilgi bu araçlar sayesinde zihinde oluşuyor:)



Ardından renkli silindirler giriyor devreye.. Bu silindirlerin özelliği de yine aynı mantık.. 
Mavide çap, kırmızıda boy aynı kalmak üzere diğer boyutlar büyükten küçüğe doğru gidiyor..



Sarı ve yeşil silindirlerde ise tüm boyutlar büyükten küçüğe doğru sıralanıyor.. Ya da küçükten büyüğe.. Artık çocuk nasıl isterse:)

Bunlarla da uzun süre ayrı ayrı çalışan çocuk, çalışma kartları yardımı ile hepsini birleştirerek farklı kombinasyonlar deniyor:)



Sadece bu 6 aracı kullanarak, matematik ve okuma yazma gibi becerilerin alt basamakları oluşuyor zihinde..  


Nasıl mı?
Bildiğiniz gibi okumada da, matematikte de örüntü ve kopyalama becerisine fazlasıyla ihtiyaç duyuluyor:) 



Bir çocuğun yıllarca hiç sıkılmadan aynı araçla yüzlerce farklı örüntü ve kopyalama çalışabileceğini öğrenmek beni çok etkilemişti:)

Tabiki "mavi üçgenler" gibi başka pek çok araç da tasarlamış Montessori.. 

Okul öncesi ve ilköğretim seviyesindeki çocuklar için ihtiyaç duyulan temel bilgiyi öğrenmeyi kolaylaştırıyor bu araçlar..



Ayrıca sabır, hatayı bulma ve düzeltme,oto kontrol gibi pek çok davranışsal beceri de bir taraftan kazanılmış oluyor. 



Ve tabi en önemlisi, çocuk kendi kendine keşfetmenin tadına varıyor. Yanında biri olmadan, beyaz ekrandan uzakta verimli bir uğraş içinde olması her çocuğun büyük bir ihtiyacı günümüzde:)



Beyin açısından bakacak olursak, aile eğitimlerimize katılanlar bilir..

Ellerdeki reseptörler sayesinde beyin, bu şekillerin, tanelerin, boyutların,köşelerin, ağırlığın adeta fotoğrafını çekiyor ve zihindeki şemaya oturtuyor. 



Böylece pek çok beceri için sağlam bir temel sağlanmış oluyor..

Daha sonra gelsin Montessori'nin Matematik ve Okur yazarlık çalışmaları:)



Okullarda, tahtada öğretim yapılırken sadece işitsel ve görsel uyaran alabilen çocuk, bu araçlarla tüm duyularına yönelik öğrenme imkanı buluyor..


Sahi siz kendi çocuğunuzun öğrenme stilini biliyor musunuz? Sizce görsel mi, dokunsal mı yoksa işitsel öğrenme mi onun için ön planda? Cevabınız net değilse takipte kalınız:) Yakında bu konuda da güzel paylaşımlar yapacağım..



Peki bu yöntem sadece okul başarısı ve beyin gelişimi için mi önemlidir?

Bence bu alanlardaki faydası çok büyük tabi.. 

Ancak, benim için vazgeçilmez olan günlük yaşam çalışmaları.. 
Nam’ı değer "Montessori pratik hayat etkinlikleri” :)


Bu çalışmaları 2 yaştan itibaren her gün birkaç farklı formda yapan çocuklar, kısa sürede bir yetişkin yardımı olmadan bağımsız yaşam becerilerine kavuşmuş oluyor:)

Sizin de çocuğunuz kendi kendine mevsime göre giyinse, ertesi gün için geceden çantasını hazırlasa, kirlettiği yeri keyifle temizlese, odasını direnmeden toplasa, kendi sandviçini kendi hazırlasa hoş olmaz mıydı:) 



Eğer bu programı istikrarlı bir şekilde takip ederseniz neden olmasın:)

Facebook ve Google kurucularının bu eğitim sisteminden geldiğini biliyor muydunuz? :)

Bu sistem bence tüm çocuklar için çok faydalı..

En çok da bu özelliğini seviyorum zaten :)

Tanıları, yaşları, dilleri, dinleri, algıları, potansiyelleri ne olursa olsun, tüm çocuklar bu methoddan büyük fayda görüyor.. 
Çünkü hem bedenleri, hem zihinleri besleniyor..
İşte ben buna ba-yı-lı-yo-rum:)



Bu konuda sıkça sorulan sorular ve yanıtlarım:

1.Ben de Montessori Eğitimi almak istiyorum ama çocukları bir yere bırakamam ne yapmalıyım?

Sertifikalı bir Montessori eğitmeni olmak isterseniz, şu linkten online eğitim için başvurabilirsiniz.. 


Böylece evinizin rahatlığında, Öğretim Üyesi Arzu Aydoğan’dan Montessori eğitimi alabilirsiniz.. Dünya’da pek çok ebeveyn kişisel gelişimlerinde bu tip eğitimlere çok önem veriyor..

2.Özel gereksinimli çocuğuma faydalı olmak için bu eğitimi istiyorum aslında. Özel olarak bu konuda eğitim düzenliyor musunuz?

Çok yakında,
MOPAV vakfı bünyesinde "Öğrenme Güçlüğü ve Montessori Yöntemi” adıyla bir eğitim semineri düzenleyeceğiz. Duyuruyu facebook ve instagramdan yapacağız. Bekleriz:)

3.Çocuğumun bir Montessori okuluna gitmesini istiyorum. Ne yapmalıyım?
aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz.

https://m.facebook.com/pages/Liberum-Montessori-Akademia/683157255096226

https://m.facebook.com/umitkoymontessorikoleji?refsrc=https%3A%2F%2Ftr-tr.facebook.com%2Fumitkoymontessorikoleji

3.Çocuğum içinde Montessori yöntemini de içeren bir özel eğitim alsın istiyorum. Ne yapmalıyım? 

Damla Eğitim Danışmanlık Merkezini arayarak ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.



Ayrıntılı bilgi için:03122415117 nolu telefonu arayabilirsiniz:)

Şimdilik bu kadar..
Herkese Sevgiler:)








6 yorum:

  1. bu detaylı harika yazı için cok tesekkur ederimmm.Bu sistemdeki anaokulların yayılması en büyük umudum.sevgiler

    YanıtlaSil
  2. YA AMA BİZ ANKARA YA ÇOK UZAĞIZZZZ :((((((

    YanıtlaSil
  3. İyiki varsınız. Ne harikasınız.15 yıllık bir montessori eğitmeniyim ben. almanyadan yazıyorum. Ancak bu kadar güzel anlatanilirdim işimi. Tanışmak istiyorum türkiyede bulununca. Sağlıcakla kalınız

    YanıtlaSil
  4. Super önce kendi çocuklarima sonrada ögrencilerimle yapmak istiyorum bu çalışmaları paylaşım lariniz için çok teşekkür ediyorum iyi ki varsiniz...

    YanıtlaSil
  5. Harika yazı için teşekkürler :) Benim de 17 aylık bir Alya'm var ve Ankara'ya taşınasım geldi tekrar :)

    YanıtlaSil
  6. Harika bir yazı teşekkürler :) Benim de 17 aylık bir Alya'm var ve Ankara'ya taşınasım geldi tekrar :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)