12 Şubat 2014 Çarşamba

Yapay Kusursuz Dünya

Merhabalar:)
Saat sabahın 04.00 ü..
Oğlum Alp saat başı uyandığı için uykum açıldı..



Ve bir blog yazısı patlatasım olduuu..
Son zamanlarda çok sorguladığım bir konuyla ilgili yazmak istedim..
Çocuklarımıza yarattığımız yapay dünyalardan bahsedeceğim..
En iyisini istiyoruz onlar için diil mi?


Hiiiç canları acımasın istiyoruz..
Hiç duvara çarpmasınlar..
Hiç üzülmesinler, incinmesinler..
Peki ya mümkün mü?
Offf KEŞKE!
Ana-babalık nasıl bir şeymiş arkadaş! 
Nasıl bir içgüdü bu! Canın pahasına herşeye önlem almaya çalışıyosun..
Ve bi gün koruyamadığın o an geliyor!
Güm!!!
Burdan bakınca karanlık bir belirsizlik..
Peki o zaman ışıkları yakmaya ne dersiniz?


1. Adım- Herşeyden koruma şansı yoksa: BUNU KABUL ETmeliyiz.


Her zaman koruyamayacağımızı kabul etmek ve bu farkındalıkla hareket etmek bizi otomatik olarak gerçekçi önlemler almaya itecektir.

Ne gibi?

2.Adım-Kontrollü olarak deneyimlemesine izin vermeliyiz.


Nasıl yani?
Şuan pek çoğumuzun yaptığının tersini yapmaktan bahsediyorum..

Karşılaşabileceği tüm sıkıntıları engellemeye çalışmak yerine,
Ona karşılaşabilceği muhtemel sıkıntıları küçük dozda vermek..

Bu onu minik minik adımlarla bağımsızlaştıracaktır..

Kimden?
Bizden bağımsızlaştıracaktır..
3.Adım-Onun yerine değil, onun seçimlerine göre karar vermeliyiz!

Örnek:
Kızım yürümeye başladığından beri bağımsız merdiven inip çıkıyor.
Çünkü izin verdim (kontrollü olarak)
Tehlikeli hareketler deniyordu-zıplarak inmek gibi..


Son iki basamakta düşmesine izin verdim(kontrollü olarak)
Azıcık kolu acıdı geçti..
Ama şimdi temkinli inip çıkıyor..
Kendi kendine..

Hangi işle meşgul olduğumu artık biliyosunuz.. Özel gereksinimli çocuklar için çalışıyorum..

Kaliteli eğitim için şehir dışından hatta yurt dışından sık sık gelen ailelerimiz var..
Ben neredeyse "kusursuz" anne-babalarla çalışıyorum!
İmkanları dahilinde en en en iyisini yapan muhteşem insanlar!
Ancak pek çoğunun ortak özelliği "aşırı" korumacılık malesef..


O yüzden girmek istedim bu konuya..
"Kızın Alya'da bu mümkün..
Sıkıyosa çalıştığın çocuklarla yap bu söylediklerini" diyebilirsiniz..

Evet merdiven inip çıkmayı öğrenemeyebilir belki..
Ama yukarı çıkmak istediğini anlatabilir..
Tabi siz onun kaşından gözünden anlayıp o daha anlatmadan yerine getirmezseniz:)

Gerçekçi düşünelim..Herşeyden korumak mümkün mü?
Yada herşeyi onun için yapmak?
"Allaha emanet" deyişi boşuna çıkmadı!

Siz yapabildiğiniz kadar gerçekle tanıştırın gerisi Allaha emanet..

Nooolur izin verin yaşasınlar..
Nolur izin verin duvara çarpsınlar..
İzin verin düşsünler..
Azıcık acısın izin verin!

Otizmli çocuğunuz izin verin başkalarından kötü etkilensin..
Nereye kadar stereotipik hareketleri olan çocuklardan kaçıracaksınız?

Spli çocuğunuz izin verin üstünü kirleterek yesin..
Bir gün birisi sizin gibi sabırla yedirmeyecek.. O öğün belki aç kalacak.. Bir sonraki öğün acıktığı için daha kolay yiyecek.. Siz hiç bir öğün aç kalmadınız mı?

Mrli çocuğunuz izin verin "heey anlamadın mı" yı duysun..
Duysun ki odaklanmak için daha çok çaba harcasın.. İsterse odaklanır çünkü!

Down Sendromlu çocuğunuz paltosunun önünü bağlamadığı için izin verin üşüsün bi kerecik..

Bunları Alya'nın annesinden çok 19 yaşında Spli Furkan'ın ablası olarak söylüyorum..

19 yıl! Sevgili annem ve babam yıkıl dediği yere minare diktiler:)
Kardeşime göre bir dünya kurduk biz..

Hepimiz ona "kusursuz" ortamı yaratmak için yüzlerce "yapay" mükemmellik sağladık..

Ama insanız, tüm imkanlara rağmen koruyamadığımız ortamlar oluyor..

Yıllarca AVMlerin asansörleri kabusumuz oldu örneğin..
Furkana "yavrum neyin var" demesinler diye her türlü tuhaf davranışı yaptık ailece:)


Sorudan sonra kavga çıkarmak mı dersiniz,
Sorunun geleceğini farkedip ortamı terk etmek mi,
Soruyu bastırmak için bağırarak konuşmayı mı..
Ya da duymamış gibi yapıp öldürücü sessizlikle baş etmek mi?

Hiç hasar almasın diye AVM ye götürmeyelim diye düşünmedik desem yalan olur. 

Ancak tabiki bu yolu hiç seçmedik:)

Sonra bir gün bi farkettik ki bu hep oluyor. Peki o zaman Furkan'a cevap vermeyi öğretsek?

Kardeşimle çalıştık..
Haliyle çok zordu başta..
Ben gelebilecek her türlü soruyu sordum ona..
Alay edilebilecek her şekilde alay ettim..
Sonra bi baktık işin geyiğine varmışız:)
Annem ve babam da katıldı bize..

Furkan'ın cevapları bomba:
Soru:Neyin var yavrum? 
Cevap:Benim bişeyim yok da senin neyin var teyze?

Yürüyemiyo mu?
Cevap:Ben yürüyemiyorum ama sen sanırım körsün.

Ah canııım kıyamam.
Niyeki?


Neyin var?
Sanane

Doğuştan mı?
Sonradan desem rahatlıcak mısın?

Yürüyemiyo mu?
Hayır yürüyorum ama tercih etmiyorum:))

Denedik..
Oluyor mu oluyor:)
Kasılmaktan kurtulduk ailece..
Furkan'a önce koydu biraz..
Tabi hepimize..
Sonra alıştık geçti..

Bazen çalışmadığımız yerden soranlar oluyor..
O da hep şans eseri bi şekilde atlatılıyor..

Niye biliyo musunuz?
Çünkü Allah gerçekten koruyor..


Çok sevdiğim bir aile bi gün bana dediki..
Bizim çocuklarımızın köşeleri yok.. 

Bizim kadar takmıyolar kendilerine olanları.. 
Bu nedenle tehlikeler teğet geçiyor.. Hasar almıyorlar..

Allahın bir tür emniyet kemeri işte:)

Nolur zaman zaman bu emniyet kemerine güvenin..
İzin verin o çalışsın..
Siz bazen sadece izleyin..
Zor biliyorum!

Ama bir de başa çıkmayı öğrendiğinde yüzündeki ifadeyi düşünsenize:)

Gerçekten işte buna değer!!!

Sevgiler..







3 yorum:

  1. Harika bir yazi olmus furkanin cevaplarina bayildim ☺

    YanıtlaSil
  2. Harika elinize,yüreğinize sağlık.
    Kardeşiniz özel bir birey olmasaydı siz de böyle başarılı bir birey olmazdınız belki...Çalışmalarınızda başarılar...

    YanıtlaSil
  3. cevaplar süpermiş bayıldım..
    bunu deneyeceğim..
    pınar

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)