9 Mart 2016 Çarşamba

Biz Seni Küçükken Çok Sevdik

Merhaba:)
Dün geceki Alya ile aramı düzeltme paylaşımından sonra ne çok mesaj aldım.. İlginize teşekkür ederim.. 

Bilmeyenler için paylaşımı buradan tekrarlıyım da öyle gireyim konuya: 
Bir iki haftadır iyi davranmıyordu kızım bana😔 Hiç yapmazdı..Kesin bilmeden yapmışımdır bi eşeklik.. Alpin akşamları pijamalarını ben giydiriyorum, Alya'ya "hadi sen giyin gel" diyorum o kendisi yapabiliyor.. O mu ağır geldi acaba? Sonuçta biz Alple kıkır kıkır gülüşüyoruz falan giyinirken😨 Böyle bişeyleri kaçırdım gibi geliyor.. Hissediyorum😔 Anne-kız birlikte boyayalım diye bi set yapmışlar. İmdadıma yetişti saolsun. Bir tarafı ben boyuyorum, bir tarafı o💕 Yan yana, dip dibe, kafa kafaya ince ince boyuyoruz.. Renkler seçiyor veriyor bana.. Alp'siz yapıyoruz bunu.. Sen biraz scooterına bin istersen diyoruz.. Muhabbet ediyoruz kızımla.. Tamir ediyoruz neyse bozulan aramızda.. Geçen hafta başladık öyle iyi geldi ki ilişkimize inanamazsınız🙏🏻 Yeniden komikliklerimiz eğlenmelerimiz başladı🎈Eskisinden daha iyi oldu muhabbetimiz.. Level atladık sanki.. Hiçbirimiz mükemmel anneler değiliz😊 Sadece çok seviyoruz çocuklarımızı.. Hepimizin başka yöntemleri var köprüleri tamir etmek için.. Yeterki biz anneler bir yolunu arayalım.. Çocuklarımız zaten dünden razı meseleleri çözmeye.. Küçücük yüreğiyle beni yine büyüttü benim kızım.. Bunu da böyle atlatmış olalım🙏🏻💕 #kızımbüyüyor #alya5yaşında #annekızilişkisiüzerine 👧🏻❤️👩🏻 #alyazehrabaşesgioğlu

İşte bu paylaşım üzerine bana şöyle sorular geldi.. Cevaplarken bir blog yazısının oluştuğunu farkettim:)

"Damla hanım ben oyun oynamayı bilmiyorum, vaktim de olmuyor açıkcası, acaba benim çocuğumla ilişkimin kalitesi düşük mü? Herkese bakıyorum hep etkinlik yapıyorlar."

Cevabım şöyleydi:
Dışardan nasıl görünüyor bilmiyorum ama  inanın benim de öyle saatlerce oyun oynadığım söylenemez:) Akşam işten gelince, çocukları yedir içir mutfağı topla kısmı oldukça zamanımı alıyor.. Ve kafamı boşaltmak için gerçekten dinlenmem gerekiyor..

Ancak 2 minik çocuğum var.. Onların derdi benimle oyun oynamak diil, onlar ben olmadan da harika oynuyorlar kendi dünyalarında.. Onların derdi benim :) Ben çok mühim olduğum için mi?  Hayır. Sınırlı dünyalarında "değerli" olduklarını teyid edebilecekleri iki kişiden biriyim. 

Bu sebeple onlara ne kadar değer verdiğimi davranışlarımdan anlamaya çalışıyorlar. "Bakalım elindeki işi bırakıp bana gelecek mi?" Diye deniyorlar mesela:) 

Bazen çok samimi ihtiyaçlarını okuyorum yüzlerinde, halim duman olsa da gidiyorum yanlarına elimden geldiğince gösteriyorum sevgimi. 


Bazen "Biraz işim var bitince zaman kalırsa yapalım söz, ya da yorgunum biraz dinleceğim" diyorum. 

Ancak o talebi kafamda bi kenara yazıyorum. "Alya bebeğine kıyafet dikmemi rica etti, Alp taşları fırçayla boyamak istedi" Ertesi gün, hiç olmadı 5 gün sonra bile olsa, "Hani geçen gün istemiştin ya, şimdi müsaitim yapalım" diyorum. Bu onları müthiş sevindiriyor. "Unutmamış, meğerse dinlemiş önemsemiş beni" diye düşünmek ne iyi gelir bir çocuğa:) 

İşler sadece biz anne babalara kalınca böyle pratik ve etkili yöntemlerle yürümek ilaç gibi oluyor. Az zamanlı çok verimli, etkili nokta atışları peşindeyim yalan değil, ben de insanım :) Ancak çocuklarım da değerli hacı, bitti :)

Başka bir çözüm önerisi..Akrabalar.. Ah o güzel kalabalık akrabalar ne kıymetlidir.. Günümüzde yakın aile dostları zaman zaman bu işlevi görüyor.. Ben küçükken annem kardeşimin sağlık durumu sebebiyle sürekli şehir dışında olurdu ya da kafasında uçuşan binbir problem sebebiyle bana ayıracak vakti pek olmazdı.. Babam ise yoğun bir iş adamı.. Benim "ilgi" ihtiyacımı her fırsatta beni çok sevdiğini söyleyen amcalarım ve dayılarım karşılardı :) Afyon'da büyüdüm.. Küçük şehir, harika akrabalar :) Dayılarım saatlerce oynardı biz kuzenlerle.. Ananem köfte patates yapardı.. Kaliteli saatlerin hası onlardı işte :) Sabit dayım hala bana sarılırken "kız biz seni küçükken ne çok sevdik" der.. Bu cümlenin kıymetini biliyor mu acaba? 

Şimdi yalandan iki etkinlik hazırlıyoruz koyuyoruz çocuğun önüne, sanki bizsiz yapamıyor gibi de başında bekliyoruz yaparken.. Saçmalıyoruz Allasen.. Napıyoruz hakikaten? 
Varsa anane-babanne en rafine sevgi deposudur, biz bazen tahammül edemesek de bırakalım onlar bir ilişki kursunlar😊
İki tarafın da ihtiyacı var buna.
Onlar yoksa hala, dayı, amca, yenge.. Onlar da yoksa yakın aile dostu, komşu arar çocuklar.. Ararlar walla üzgünüm sadece bizle olmaz o iş.. Sosyallik olmuyor o zaman öğrettiğimiz..

Biz çocukları çok sevdiğine inandığım birkaç kıymetli insanla onları buluşturmak için ciddi mesai harcıyoruz haftasonları.. Şanslıyız babanne ve büyükbaba, anane dedelere Allah uzun ömür versin..
Ancak onlar olmasaydı ev oturmalı arkadaşlar edinirdik kesin.. Piramidde sevgi ihtiyacı, en üstten bir altta yer alıyor.. 
Bence beslenmedeki antioksidanlar kadar büyüüük faydası var.. Ne için.. "Ben sevilen biriyim" imajının yerleşmesi için.. Tekrar ediyorum, "Beni çocukken birileri çok sevdi" hayat kurtaran bir cümledir.. Deneyimle sabittir:)

Çocukluktan hatırladığım bir başka pratik tüyoyu daha paylaşayım o halde.. Nesrin ablam (amcamın eşi, yenge kelimesini hiç sevmez) biz küçükken akşamları oturma odasını dağıtmamıza izin verirdi.. Sonra yatarken birlikte toplardık.. "Benim için eşyalardan kıymetlisin, ama yaptığından da sorumlusun" mesajı verirdi bu davranışı. Çok sağlıklıydı bence :) Ben de uyguluyorum bu taktiği.. 

Bir de sağlık demişken, Nesrin ablam bize her akşam sunumlu meyve tabağı olayına girerdi:) O da çok "iyi" hissettirirdi.. Ben de çocuklarıma yapıyorum şimdi farkettim.. İyi ki yapmış di mi? Bence de:) 

Bir de.. Ev işleri insanın gerçekten kafasını boşaltıyor, terapi gibi :) Yeni nesil çocukların evinde yatılı yardımcı olduğunda anneler boşa çıkıyor. Haliyle "dur bulaşığı yıkayıp geliyorum" diyemiyor anne:) Bulaşık bahane, terapi şahane halbuki :))) Çocuk gerçekten ciddi bir işle meşgul olmayan anne, yanına gelmediğinde müthiş öfkeleniyor. Sebebi tercih edilmemek duygusu :( Yok kimsenin harcı değil her dakika 2-7 yaş arası çocukla aralıksız çılgın oyunlar oynamak anacım naaapıyosunuz:)) Gönderin Nanaları, Lalileri, Hatunları, Mariaları.. Çocuklar size ev işlerinde seve seve yardım ederler.. Müthiş eğlenirsiniz inanın bana:)

Yatılı yardımcı bozuyor dengeleri işte itiraf edelim. 2 yaşından sonra ihtiyacımız yok yardımcıya.. Ev temiz kalacak diye patlatmayalım çocukları :) Kendi ayarlarımız da bozuluyor.. Ya da başka çaremiz yoksa, kadını fazla göze sokmamanın püf noktalarıyla geliciim yakında size.. Bir başka blog yazısında bu konuya da pratik çözümlerimle detaylı değiniciim :)  

Ütopik gelmesin size bu anlattıklarım.. "Manyak mısın Damla, elin boş herhalde senin" demeyin.. Gerçekten deli yoğun bir iş hayatım var.. Ancak çocukları yaptık madem, böyle sonuçları da oluyor kaçış yok :)

O herşeyden mesajlar çıkaran ve onunla şekillenen bir canlı organizma :) "Telefon benden daha önemli" diye düşündü mü, bittik :) Sonra 40 güne 40 ayrı etkinlik de hazırlasak.. Toparlayamayız üzgünüm..

O zaman napalım bari? Kısa bir özet geçeyim: 
*Yatmadan önce kitap okuyalım, motamot diil de mimikli gülmeli eğlenmelisinden olsun.. 

*Sabahları onları müzikle uyandıralım.. Hazırlanırken stresimizi alır.. 
*Bi de izin verelim 3. güvenli biriyle kıymetli ilişkileri olsun.. 
*Akşamları hoş sunumlu meyve hazırlarız herhalde o kadar da vakit yok diil:)

*Dağılan heryeri birlikte toplamak için yatışa 15 dk önce evi toplamaya başlasak bişey kaybetmeyiz:)
*Ha bi de onlar konuşurken dinleyip sırası gelince dinlediğimizi belli edelim :) 
Bu kadar :) Bunlar bedava ve çok pratik küçük müdahaleler..

Alya mı? İyiyiz :) Çocuk olmak böyle bişey.. " Samimiyet" en etkili ilaç onlar için.. Her ne yaptıysam affeti gibi görünüyor :) Atlattık galiba :) 

Sevgiler..








1 yorum:

  1. Tam da ihtiyacım olan bir yazıydı, inanın terapi gibi geldiniz bana... Elinize sağlık 😊👏

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyorum:) (anonim seçeneğini seçerek direkt yorum yapabilirsiniz)